21 Kasım 2017 Salı

Grand Hyatt İstanbul’da 2018’e Unutulmaz Bir Başlangıç Yapın


Grand Hyatt İstanbul, bu yıl da hem noel hem yılbaşı için hazırladığı birbirinden güzel menülerle misafirlerini bekliyor.  Gas Brothers ve Utku Yurttaş yılbaşı yemeği süresince jazz, piano ve 70’lerden günümüze popüler müzikleri çalacaklar. Gece, Gas Brothers’ın perküsyon show’unun da yer aldığı performans ve after party ile devam edecek.



Noel Menüsü, Grand Hyatt İstanbul’da

Grand Hyatt’ın içinde bulunan 34 Restoran, içinde leziz hindinin de olduğu Noel Yemeği özel menüsü ile 24 Aralık Pazar günü aile kutlamaları ya da arkadaş buluşmaları için ev sahipliği yapmaya hazırlanıyor. 24 Aralık akşam başlayan ziyafet 25 Aralık Pazartesi günü öğlen ve akşam da devam ediyor.  Kişi başı 218 TL olan menü için önceden rezervasyon gerekiyor.


Yılbaşı gala yemeği ve eğlencesi

Yeni yıla sevdikleriyle beraber güzel bir başlangıç yapmak isteyenleri 34 Restoran’ın deneyimli şeflerinin elinden çıkan geleneksel Türk ve Akdeniz mutfağının lezzetlerinden oluşan açık büfe bekliyor.

Gas Brothers ve Utku Yurttaş’ın yılbaşı yemeği süresince jazz, piano ve 70’lerden günümüze popüler müziklerin çalacağı gece, Dining salonunda Gas Brothers’ın performans sergileyeceği, perküsyon show’unda dahil olduğu after party ile devam edecek. Sabahın ilk ışıklarına kadar devam edecek after party, yılbaşı ücretine dahil.

34 Restoran’da, 31 Aralık Pazar günü saat 20:00’de başlayan ve gece yarısı 02:00’ye kadar sürecek olan yılbaşı gala yemeğinin kişi başı fiyatı limitsiz yerli alkol içecekler 518 TL, limitsiz yerli & yabancı içecekler dahil fiyatı ise 618 TL. Minik misafirler için de kişi başı fiyat 318 TL.


Keyifli geçen yılbaşı gecesinin ardından 1 Ocak Pazartesi günü saat 12.00-16:00 arasında 34 Restoran’daki brunch’ta arkadaşlarınızla, ailenizle, sevdiklerinizle yeni yılın ilk gününü kişi başı fiyatı 218 TL olan brunch ile keyifli bir şekilde geçirebilirsiniz.

Bir boomads advertorial içeriğidir.

19 Nisan 2015 Pazar

Roma: Tatil & gaylife


Selam sevgili okur. Nasıl daha iyi bir “Roman” olunur sorusunun cevabını aramayacağımız ama “Roma’dayken Romalılar gibi yap”manın gayvari tarafını ucundan köşesinden tutmaya çalışacağımız yazıma hoş geldin.

Diğer benzer yazılarımda da belirttiğim gibi burası gay bir blog olduğu için tarihi-kültürel açıdan neler yapılabileceğine dair notlara diğer sitelerden ulaşabilirsin. Burada bir eşcinsel olarak yapabileceklerin üzerinde duracağız.

Roma, gaylife açısından belki de Avrupa’nın en verimsiz büyük şehirlerinden birisi. Bunda muhtemelen Vatikan’ın etkisi büyük. Misal diğer şehirlerde görmediğiniz biçimde Roma sokaklarında bolca din adamı-kadını görebilirsiniz. Amsterdam ya da Barcelona sokaklarında el ele, dudak dudağa dolaşmak sorun değilken burada sorun yaptıklarına dair bazı duyumlar almadım değil. Bu pencereden bakıldığında Türkiye ile benzer bir profile sahip. Ancak mekan sayısı vs açısından da elbette İstanbul’dan iyi durumda.

Gelelim notlarımıza:

  • Adamların dini bayramları gerek dini açıdan gerekse tatil olması nedeniyle önemli. Kalınacak yerler, fiyat pahalılığı vs nedeniyle onların bayramlarında orada olmazsanız sizin için daha iyi olacaktır.
  • Kalınacak yer açısından Colosseo civarını tercih etmeniz önerilir. Hem gaylife hem de şehir merkezi olarak kabul edilmesi nedeniyle buradan çok uzaklaşmamanız faydanıza.
  • Özellikle Termini civarında çantanıza-cüzdanınıza ekstra özen gösterin. Başıma gelmese de çokça uyarı ve olay duydum.
  • Saunalara giriş için, ilk girişte pasaportunuzla kayıt olmak, ekstradan 8 € ödemek ve size verilen kartı sonraki girişlerinizde göstermeniz gerekmekte. Bir nevi fişleme olayı işte.

 Pek mekan gezemedim ama gezdiklerimi yorumlamak gerekirse;

G I Am @ Planet Roma: Burası oldukça büyük bir mekan ancak sanırım daha iyi partileme mekanları var (Patroc’tan ya da Spartacus’ten kontrol edebilirsiniz). Öğrendiğime göre yalnızca cumartesi geceleri LGBT’lere hizmet veriyormuş. LGBT dedim çünkü gerçekten gayler, lezbiyenler ve translar bir arada eğleniyorlardı. İstanbul’da bu yapılabilir mi bilinmez ancak Roma’da birçok mekan bu şekildeymiş :)




Girişi 10-12 € ve içki dahil değil. İçeride biri karaoke ve biri de erkeklere kapalı olmak üzere 4-5 tane ayrı bölüm var ama merak edenler için söyleyeyim, dark room yok :) Farklı bölümlerde farklı tarzlarda müzikler duyabilirsiniz. İçki fiyatları açısından bir votka sanırım 10 € kadar vardı.

Web sitesi için buraya, haritası için buraya tıklayınız.

Apollion Sauna: Şeker Oğlan’ın öve öve bitiremediği mekan o kadar da güzel bir mekan değilmiş; öğrenmiş olduk. Girişi 15-20 €. Girişte size özel ve poşetinde terlik verdikleri için, taşımanıza gerek yok. Birçoğundaki gibi jakuzisi, saunası, kabinleri mevcut. Dip köşesinde sigara içme odası var. Temizliği ortalama üstü. Ama mekan çok özenilmiş bir yapıya sahip değil. Hergün 14:00-23:00 saatlerinde açık.

Web sitesi için buraya, haritası için buraya tıklayınız.



E.M.C. (Europa Multiclub) Sauna: Yukarıdakine göre daha temiz, daha büyük, daha kaliteli bir yer. Gelenler de daha cazip :). Jakuzisi sanki göller yöresi gibi 3 ayrı parçadan oluşuyor ve mağara gibi siz devam ettikçe köşelerde farklı ortamlarla karşılaşıyorsunuz. Burada da poşetiyle ayak numaranıza göre terlik veriliyor. Giriş katında kafe-barı, alt katındaysa sauna, jakuzi, buhar odası ve kabinleri var. Bar kısmında sigara içiliyor sanırım.

Hafta içi 13:00-24:00, cumadan Pazar gecesine non-stop açık. Fiyatı da yukarıdakiyle aynı.

Web sitesi için buraya, haritası için buraya tıklayınız.



Roma’da güzel gay kafelerin olduğunu duydum ancak koşuşturmaktan, Smart arabalarda gezmekten ve biraz sevişmekten görme imkanım olmadı. Görenleriniz yorum olarak eklerse sevinirim.

İyi eğlenceler.

22 Şubat 2015 Pazar

You Should Meet My Son (Oğlumla Bir Tanışsanız)

Bu aralar yapmam gerekenler oldukça fazla olduğu için yalnızca bazen film izleyebiliyorum ve buradaki postlar bir süredir filmlerden ibaret. Gidilecek şehirler, eğlenilecek clublar-barlar, okunacak kitaplar, sevişilecek adamlar ve hatta bulunacak bir eş var ama benim buna pek zamanım yok. Şimdilik film izlemeye devam ediyoruz.

Son birkaç posttur gördüğünüz üzere filmler genelde dramatik. Yine oturmuş, dramatik bir Yeşilçam filmi izleyecekken yan tarafta yer alan öneriye tıkladım ve You Should Meet My Son, Türkçe ismiyle Oğlumla Bir Tanışsanız’ı izledim.

Filmi özetlemek hadi hep beraber hayal kuralım:

Evlenebilmeniz için sizi sürekli kızlarla tanıştıran anneniz bir gün, bir şekilde gay olduğunuzu öğreniyor. Siz onun bu durumu bildiğinden bihaber, o sizin için gay çöpçatan sitelerinde geziniyor ve yetmiyor bir gaybara gidiyor. Arkadaşlar ediniyor ve size bir striptizci ayarlıyor.:)

Gerçekten güzel bir hayal oldu değil mi? :) Filmimizde bütün bunları yapan annemiz Mae rolünü Joanne McGee canlandırıyor ve bu hengamede ona teyzemiz Carol Goans (Rose rolünde) eşlik ediyor. Bu ikilinin abartılı konuşmaları ve yaşadıkları karşısındaki tepkileri gerçekten eğlenceli. Filmin senaristi ve yöneteni ise Keith Hartman.

Film bu kadar eğlenceliyken aralarda verilen mesajlar gerçekten naif. Annemizin ne olursa olsun tek isteği oğlunun mutlu olması ve bunun için gaybara gidip kendisine damat arayacak kadar cesur. Beraber yaşadığı kardeşi Rose’u da hikayeye kattığımızda evlere şenlik bir izlence çıkıyor. Filmin sonunda bir ara(içinde bulunduğum dönemden midir bilinmez) gözlerim doldu ama nihayetinde mutlu sonla bitirebildik hikayeyi.

Bu iki heyecanlı kadının horoz şeklindeki sürahilerini de mutlaka görmenizi tavsiye ederim. :) 



Sanatsal değeri tartışılabilir belki ama bu soğuk havalarda evde miskin miskin, can sıkıntısından patlayacak durumda olduğunuzda kurtarıcınız olacağını garanti ederim. Ya da 3-5 arkadaş evde keyifle izleyebilirsiniz.



İyi seyirler.
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...