2 Kasım 2010 Salı

fala inanma, falsız yaşa!



Az önce bir arkadaşım tarot, bir arkadaşım kahve, kendi kendime de iskambil falı üzerinden kendim, hayatımdakiler ve geleceğim üzerine çeşitli yorumlar dinledim. Dinledikçe düşündüm. Günlük-haftalık-aylık yorumların ötesinde birçok şekilde kendi hayatımızı dinlemek istiyoruz. Farkında değilmişiz gibi.

Kartların karmasından, gezegenlerin hareketlerinden, kahve fincanındaki lekeden geçmişimize dair genel geçer cümleyi gördüğümüzde geleceğe yönelik sarf edilen cümleler planlar halini almaya başlıyor. Kararlarımız değişiyor, bilinmeyen düşmanlarımıza karşı temkinli yaklaşıyor, gelecek aşkımıza ya da kısmetimize gün sayıyoruz... Üç vakte kadar.

Şeytani bir hava sezdi bu akşam tarot kartları üzerimde, dünyevi şeyleri bırak dedi; ruhaniliğin tükenmiş. Kim tüketmiş söylemedi! Beni cehennemin dibine gönderdi. Kartlar kararsız kaldı, son anda o kişiden vazgeçti. Sonra telve bana bir bataklık verdi, teselliyi esirgemedi ve bir dala tutunacağımı söyledi.

Düşününce belki de bildiklerim bundan ibaretti. Geleceğimi kendim şekillendirmeliyim diye bir hissin ardından tırtıl kararını aldı: Fala inanma, falsız yaşa!

Tarihe not düşüldü… Bugünden itibaren fal bakmaya paydos!

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...