4 Şubat 2011 Cuma

Ahlak zabıtası şefi: Hıncal Ağabey!


Defne'nin ölümüne bayağı üzüldüm. Bazı sorgulamalarım da (ölüm üzerine) oldu. Sonra buralarda gezinirken bir arkadaşımın paylaştığı yazıyı okudum ve irkildim. Saygı da duydum tabi ve sonra yorum yapıp kendi görüşümü açıklama ihtiyacı hissettim. Bu yorumu Hıncal Uluç’a da mail olarak gönderdim, burada da paylaşıyorum.

Öncelikle Defne zaten Kral TV ile hayatımıza girmiş ve yoğun olarak insanların çabucak tükettiği argümanlar üreten televizyonla hayatımızda yer almış bir kişi. Bildiğimiz kocaman bir popüler kültür ürünü işte. VJ’lik, sunuculuk ve son olarak Yok Böyle Dans’ta sergilediği davranış biçimi ile hayran kitlesi toplamış birisi. O yarışmada da dansından çok o enerjik ve espritüel kişiliği ile yarışmanın son haftalarına kadar gelmiş bir isim.

Onu bu kadar uzun zaman var eden de gösterdiği bu enerjik kişilik, espritüel yapıdır. Dolayısıyla da o bu hali ile benim ve birçoğunun ilk gençlik yıllarından geçtiğimiz haftaya ve belki de daha sonraki zamanlara kadar ‘rol model’imiz olmuştur. Kimse bugüne kadar onun özel hayatını görmemiştir, duymamıştır. En fazla evliliği ve bebeği küçük haberler olarak karşımıza çıkmıştır. Görüyoruz ki Hıncal Uluç da yazısında evliliğinde bir sorun varsa bile ben haberini görmedim diye eklemeler yapmayı unutmamış. Lütfetmiş.


Madem bazı ahlaki sorgulamalar yapıyoruz öncelikle olayın evinde yaşandığı kişi üzerinden devam edelim: O kişi nasıl bir kişidir ki Hıncal Uluç’un yazısında bahsi geçen olayla ilgili, ölmüş bir insanın ve bir annenin hakkında “duygusal yakınlaşma”lardan bahsedebilmiş şaşırdım. Hani ‘rol model’lik ve üzerine ahlaktan konuşmuştuk ya; aynı ahlaki değeri evinde can vermiş biri için konuşurken özen göstererek -varsa bile hiçe sayan açıklamalarla karşımıza çıksın- görmek isterdik. Gerekli değildi. Yazık! Zaten karşı çıkılan ‘rol model’ sorgulamasında ilgili kişinin bu açıklamaları “sorun” olarak gösteriliyor. Birçoğunun karşı çıktığı bir olgu olabilir, ben de belki tasvip etmiyorum ama (bu konumuz değil) bu Defne’nin ve konumuzun diğer kahramanlarının sorunudur ve onları bağlar. Hıncal Uluç’u ya da bizi değil.

Herkes düşüncesini açıklamakta serbest elbette. Ama kalkıp kimse kimsenin ahlak bekçiliğini yapmasın, sorgulamasın mümkünse. Herkes kendi çöplüğünü temizlerse ortada sorgulanacak sorun da kalmaz. Çocuklarından korkan aileler de oturup TV ile ilgilenip milletin modern dedikodularını paylaşacaklarına, çocuklarıyla ilgileniversinler bir zahmet. En azından Defne gibi “ahlaksız”lardan korumuş olurlar. Biraz düşünce yahu, biraz insaf.

1 yorum:

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...