20 Şubat 2011 Pazar

Tek yönümüz Tekyön

Ara ara gittiğim gay mekanlar hakkındaki görüşlerimi sizlerle paylaşmaya devam ediyorum. Bu seferki durağımız İstanbul’un adından en çok konuşturan eşcinsel mekanı diye tabir edebileceğimiz Tekyön.

Birkaç defa mekan değiştiren ve son olarak Sıraselviler Caddesi’ndeki devasa mekana geçtiğimiz yıl taşınarak ilk gittiğinizde büyüklüğü ile sizi şaşkına çevirecek Tekyön’ün girişi de sizi havalandırabilir. Önce çok az bir aydınlatma ile karanlığa yakın bir loş koridorda aynalarda gördüğünüz kendiniz ile birlikte yürüyebilirsiniz. Adımlarınızı attıkça yükselen müziğin sesi ve sizi sahneye çıkıyormuş gibi yapan renk renk basamakları inerken sanki herkes sizi bekliyormuş edaları içine girebilirsiniz. Ama unutmayın, kimse sizi beklemiyordur.

Geçmiş zamanlara göre girişte göze çarpan bir farklılıktan bahsetmek istiyorum. Renkli basamaklara gelmeden önceki koridorun sonuna yeni bir eğlence mekanı açılmış ve gördüğüm kadarıyla eşcinsel özelliği yok. Bu sizi tedirgin edebilir ya da orada yeteri kadarı tatmin olmuş insanların “şakasına” gaybar ziyaret etme istekleri sizin bu yönünüzü bilmeyen ya da bilmemesi gereken insanlarla karşılaştırabilir. Gerçi aşağıda bahsedeceğim çoooookkk kalabalık olan gay güruhundan bu karşılaşmaların da olma olasılığı oldukça azalmakta ancak ben hatırlatmakta yarar görüyorum :) Bu arada Tekyön’e girişler ücretsizdir.

Merdiveni bitirdiğinizde büyük ve düzenli bir vestiyer (ceket başına standart 3 TL almaktalar) görüyorsunuz. Oradakilerin işi özellikle hafta sonu gecelerinde zor olmakla birlikte sürümden yapılan kazanç işletmecilerin giriş ücreti almayıp diğer mekanlara göre nasıl daha fazla karlı olabildiklerinin listelenirse uzayıp gidecek maddelerinden biri. Ama vestiyerin düzenli ve bana göre güvenilir olduğunu söyleyerek hakkını da vermek gerek.

Ayrıca bu mekana belli başlı birkaç kişi hariç (randevulu olduğunu söylemişlerdi daha önce) bayan ya da travesti-transseksüel müşteri kabul edilmemekte. Altını çizmek isterim.

Hadi şimdi içeri girelim…

Kapıyı açtığınızda müziğin sesi de, karşılaştığınız insan sayısı da birden tavan yapmakta. Benim buradan Tekyön işletmecilerine nacizane tavsiyem müziklerle ilgili acilen açılım yapılması gerekmekte. Çoğunluğu Kral TV’nin yayın akışı üzerinden hazırlanmış bir listenin sadece zeminlerdeki dum-tıslarını baskın hale getirmek eğlence algılayışımızı oldukça sorgulamakta. Aralarda hoş nüanslarla karşılaşabiliyorsunuz ancak geneli itibari ile “eller havaya” modunda ilerliyorsunuz. Siz pek yapmak istemeseniz bile yüzlerce kişiyle tek vücut olmanız sizi bu eller havaya etkinliğinden alıkoymayabilir; direnseniz de çok fazla zorlanacağınız kesin.


İçerdeki yüzlerce kişinin dans etmenin yanı sıra başka bir etkinliği daha bulunmakta: Yürümek. Tuvalete gidenler, bahçeye gidenler, yeni gelenler, artık gidenler, arkadaşını arayanlar, içinde bulunduğu çevreyi değiştirmek isteyenler… O koca mekanın içinde tıklım tıklım olmuşken yaşanan trafik sorunu İstanbul’unkine benzer. Hele ki ana hatlardan birinin kıyısında köşesinde kalmışsanız bedensel anlamda temas edeceğiniz insan sayısı hakkında yorumda bulunmak istemiyorum. Bütün bu nedenlerden dolayı hafta içi bir günde gitmek ya da hafta sonu bu duruma katlanırım diyorsanız en azından daha eski bir ayakkabı giymek faydalı olacaktır. Çok sevdiğiniz ayakkabılarınızın bu gecenin ardından büyük bir savaşın içinden çıkmış gibi görünmesi sizi üzebilir :)

Tekyön’ün en çok farklılık yaratan özelliklerinden biri müşteriler ve garsonlar arasındaki iletişimin güçlü olmasıdır. İlk gittiğimde beni fiziksel anlamda etkileyebilecek tek garsondan hizmet almam, daha sonraki gidişlerimde kendisinin yaklaşımı ve içeceğim içkinin özelliğinin nasıl olacağını bilmesi, kurduğu samimiyet bazı seferlerde bu mekana gitmeme ve kendimi rahat hissetmeme neden olmuştur. Doğum günümde tek başıma gittiğimde koca gecede doğum günümü kutlayan tek kişi de kendisi olmuştur. O ayrıldığında onun kadar çekici :) olmasa da yakınlığı ve sıcak kanlılığı ile bir başkası aynı bağı devam ettirmiştir. Gördüğüm kadarıyla birçok müşteri de bu biçimde bu mekanı tercih etmekte. Son dönemde servis elemanlarının sahne alması, şovlar sergilemeleri de ziyaretçiler açısından yakın bir arkadaşı sahnede izlemenin keyfini yaşatabilmekte. Şovların kalitesi elbette tartışılır :)

İçkilerinizin kalitesi de garsonlarla olan samimiyetinizle alakalıdır. Votka oranı düşük bir bardağı yudumlayıp şaka yollu tepki koyduğunuzda bile hemen bununla ilgili düzeltmeyi yapmak istemeleri, o kalabalığın içinde bu çabayı sergilemeleri bile sizi memnun etmek için yeterli olabilir. İçki fiyatları da diğer mekanlara göre bir parça yüksek burada, çünkü daha önce söylediğim gibi giriş ücreti yerine bu tip oynamalarla karlılığı sürümden arttırmak mümkün olabilmekte. :)

Sigara yasağının ardından sigara içmek isteyenlerin yanı sıra içerinin kasvetinden bunalıp nefes almak isteyenler için varlığını içerideki kadar kalabalık ziyaretçileriyle devam ettiren bahçede sıra. Kışın yerleştirilen ısıtıcılar sayesinde kalabalığını koruyan bahçesi dış dünyadan yalıtılmış bir durumda. Kendinizi yine rahat hissedebilirsiniz.


Lavaboları aşırı bir titizliğe sahip değil ki zaten olsa bile o kalabalıkta o şekilde kalması pek mümkün değil. Ancak rahatsız edici bir görüntü ya da koku ile de karşılaşmıyorsunuz genelde. İçerideki kadar lavabodaki trafiğin de hızlı olması ve aynı zamanda tuvalet kabinlerine çift olarak girmek isteyenlere hemen müdahale edilmesi ile bazı sıkıntılar aşılmış gibi. Tuvalet çıkışında sizi bekleyen, peçete uzatıp kolonya teklif eden emekçiye birkaç bozuk para vermeyi ihmal etmeyin.

Kısaca yönetim biçiminin işletmeye yansıtılışı ile diğer barlardan farklılık gösteren, hedef kitlesi açısından her kesimi içinde barındıran ancak geneli itibariyle biraz daha alt eğitim kültür seviyesine hitap eden (alt derken aşağılama anlamında değil), zaman zaman basında sıklıkla gördüğümüz bir mekan Tekyön. Bir gece eğlencenizde gideceğiniz ikinci bir durak olabilir ya da bütün bir gecenizi nadir de olsa burada geçirebilirsiniz. Ama ilk paragraflarıma atıfta bulunmak isterim: Renk renk basamakları inerken sanki herkes sizi bekliyormuş edaları içine girebilirsiniz. Ama unutmayın; kimse sizi beklemiyordur.


Benzer konular:

2 yorum:

  1. Kimdi o garson; ) adine gokhanmi;)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Üzgünüm. Yıllar önce yazdığım bir yazıda bahsi geçen garsonun ismini (benimki gibi bir hafıza ile) hatırlamak oldukça zor sevgili "Adsız"

      Sil

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...