29 Temmuz 2011 Cuma

Kuşadası’nda tatil & gay-life

Yıllar yıllar önce eşcinsellerle dolu olan bir geminin limana demir atmasına izin vermeyen Kuşadası, daha sonraki yıllarda bu ayıbından kurtulmuş. Okuduğumuz haberlerden bunu öğreniyoruz. Peki bir tatilci ve özelinde bir gay olarak tatil için Kuşadası’na gittiğinizde neler yapabilirsiniz? Bakalım…

Konaklama

Çeşit bol; pansiyon, apart, yıldızı bol oteller. Esasında gitmeden önce internette dolaşıp biraz fikir edinebilirsiniz ama oraya gidip biraz gezindiğinizde çok daha uygun fiyatlı yerler bulabilirsiniz. 2011 yılı için apart ya da pansiyonların oda kahvaltı ücretleri 35-40 TL civarında. Kalacağınız yerde genel olarak geç uyanma olayı olacaksa kahvaltı istemeyip fiyatı biraz daha kırabilirsiniz.

Apart ya da pansiyonlara gaylerin birileriyle (!) girmesi çok sorun olmamakta. Sadece resepsiyonda dikkat çekmeyin yeter :)

Kadınlar Plajı

Bildiğimiz halk plajı. 2011 yılı için şezlong ya da şemsiye başına 5 TL ödediğiniz, çok da özelliği olmayan ama kalabalık bir plaj. Suyu nispeten iyi ama dalgalar arttıkça artan yosun vb şeyleri de var.

Etrafınıza bakındığınızda birçok eşcinsel ve meraklısını görebileceğiniz bir plaj burası. Enteresan tekliflerle karşılaşabilirsiniz. :) Ya da ilginç tanışmalar olabilir. Magnum’unuzu alın, gönül rahatlığı ile (çok abartmadan tabi) yiyin :) Meraklıları izleyecektir.

Adaland

İlginç havuzları (Köpekbalığı, tropikal vs), kaydırakları ve yunus şovları ile güzel ve eğlenceli bir gün olacaktır, sıradanın üzerine çıkacaksınız.


Gece Hayatı

Barlar sokağı gibi tabirleri var ama çok dikkat çekici bir bar göremedim. Bodrum’da Halikarnas ya da Catamaran İstanbul’u aratmayacak eğlenceler sunmakta, ama Kuşadası’nda bu nitelikteki bir yer duymadım, görmedim. Varsa kaçırmışım demektir.

Eşcinsel mekan olarak Club Tattoo bulunmakta. Bu mekanla ilgili ayrıntılı yorumlar da şurada :)

Başka?

Çevrede Efes Antik Kent ya da Şirince gibi gezilesi yerlere de göz atmayı ihmal etmeyesiniz…


Benzer konular:

28 Temmuz 2011 Perşembe

Ege’nin eşcinsel incisi: Tattoo Bar

Evet, yaz geldi tatilde boş durmadım. Gezdim, gördüm; sizin için yazmak istedim.

Kuşadası’nda kale içinde yürürseniz Yaba Bar’ı sorduğunuzda size tarif ederler. Yaba Bar’ı karşınızda gördüğünüzde sağdaki sokağa bakarsanız Tattoo’yu görürsünüz. Bara girmekte çekinmeyin, girin :) Girdiğinizde göreceklerinizi bu yazıda size anlatacağım.

Yazıya nasıl başlayacağımı bilemedim. Sanırım DJ’den başlamak benim için en kolayı olacak çünkü DJ hakkında söylenebilecek olumlu şeyler göremiyorum. Yarı tekno yarı arabesk müzikleri ve müzik tercihindeki Kral TV esinlemesi, eğlencenin doruk noktasına çıkmak isteyen misafirleri duraklatabiliyor ve keyif kaçırabiliyor.  Zaten daha sonra arkadaşın esasında barmen olduğunu ve yokluktan DJ seti başında yer aldığını öğrendim ve onun nezninde kendisini geliştirmesi için bütün DJ’lere şunları öneririm: Hafif elektronik şarkılarla başlayın, hareketlenmeye göre şarkıları tekno versiyona sürükleyin, aralara birkaç oryantal (ama bas bas bağıran cinslerden değil) serpiştirin, bitişe yaklaşırken elektroniğe geçip geceyi ağırlaştırarak sonlandırın :) O kadar mekan gezdim bu öneriyi sunmamda sakınca yok sanırım :)


Mekan nispeten geniş bir mekan ancak iç düzenleme biraz izbe; köşe başı rock barlar gibi, pek özen gösterilmemiş. Ama sıcak yaz gecelerinde havalandırma ile uğraşmak yerine tavanın büyük kısmını açık tutmak akıllıca geldi bana. Işıklandırma genel olarak loş ve birkaç ara zaman hariç müzikle uyumsuz. Gerçi müzik de pek uyumlu değil ama sanırım burada gene DJ’ye iş düşüyor.

Hafta içi pek ziyaretçisi yok birkaç bihaber tatilcilerden başka. Ama hafta sonuna yaklaştıkça kalabalıklaşıyor Tattoo. Biz cumartesi gecesindeki halini görmedik ancak almış olduğum duyumlar İzmir ve çevre illerdeki eşcinsel dünyasının hafta sonu Kuşadası’na kaçtığı ve gece eğlencesini burada yaptığına yönelik. Cuma günü de yeterince kalabalıktı.

Mekanın orta nitelikli hali tuvalet kısmına da yansımış durumda. 3 kabin pek de temiz değil ancak tuvalette bekleyen bıyıkları yeni terlemiş arkadaşımızın sevecen muhabbeti 7 yıldızlı. Kendisine bahşiş bırakmayı unutmayın ki girişimci ruhuna destek olasınız. Sohbet etmeyi de unutmayın, samimiyetinden endişe duymazsınız.

Servis ve gece boyu devam eden mısır ikramı da yukarıda anlattıklarım gibi orta seviyede. Mükemmel değil ama berbat da değil. Giriş ücreti alınmamakta. Ama hafta sonları parti yapılıyormuş ve belli bir giriş ücreti olabiliyormuş. İçkiler de fena değil, çekinmeden içebilirsiniz. Önceden demlendiyseniz sarhoş olabilirsiniz. :) Serviste görev alan arkadaşların samimi davranışları size içkinizi şekillendirme olanağı da veriyor. Ama onların görevini zorlaştırmayın siz gene de.

Son olarak hafta içi mekana gelenler genelde CD ya da travesti diye tabir edilen kesim. Ancak hafta sonuna yaklaştıkça içerdeki gay (Erkek eşcinsel) oranı artmakta. Cumartesi halini bilmiyorum ama Cuma günü gabyara gittiğimizi anladık :)

Eğer Kuşadası’na tatile gittiyseniz Tattoo Bar’a büyük beklentilere sahip olmadan gönül rahatlığı ile gidebilirsiniz :)

Benzer konular:

22 Temmuz 2011 Cuma

yakında :)


Ya aslında yazacak çok şey var da bu sıcak havalar ve bazı özel şeyler beni biraz bunalttı. İçimden gelmiyor şu ara klavye üzerinde parmak sporu yapmak :) ama aklıma gelen başlıkları da buraya not alayım ki unutmayayım :)

  • Geçen yıl ki deneyimlerimden Bodrum Murphy’s Bar ve Bodrum’da tatil yapmak
  • Bu yıl ki deneyimlerimden Kuşadası’nda tatil yapmak ve alt başlık Tattoo Club
  • Ankara yöresinden bir düğün, düğünde erkek kınası ve eşcinsel izlenimler
  • İzlediğim, izleyeceğim bazı filmler için nacizane görüşler
  • İstanbul Sugar Cafe
  • Bir de eşcinsel çöpçatan sitelerimiz var tabi :) yavaş yavaş

Şimdilik bu kadar :)

4 Temmuz 2011 Pazartesi

Dark-Room’lu Cheeky Club


NOT: Mekan eski Ekoo Club'ın yerinde hizmet vermeye başlamıştır. Yeni adresi burada yer almaktadır.

İstanbul’daki gay mekan sayısı sandığımdan daha fazla. Sağda solda, tercihlere göre değişen konseptlerde irili ufaklı bir çok mekan var. İşte bunlardan bir tanesi geçen yıl bir kez gittiğim, beğendiğim, dark-room’una girmediğim Cheeky Club’tan bahsedeceğim. Üstelik bu kez dark-room ziyaretimi de yaptım. :s

Mekan İstiklal’de yeni açılan Demirören AVM’nin arka tarafında kalmakta. Hüseyin Ağa Mh. Küçükbayram Sk. No:1/A diye adresini sizlerle paylaşabilirim. Girişte 20 TL ücret alınmakta ancak ilk içki bedava.

Genel olarak after party konsepti yaşamakta. Yani cumartesi gecesi bile saat 1’de, 2’de giderseniz ancak çekirdek çitlersiniz. En az 3.30’u geçmeli saat ki sabahın 7’sine kadar eğlence devam etmekte.

Mekan küçük bir mekan ama havalandırması nispeten iyi. Size havalandırma açısından yalnızca yoğun kalabalık bir miktar sıkıntı yaratabilir. Onu da dert etmezsiniz bence.

Dj performansı oldukça başarılı. Seçilen şarkılar, aralardaki bağlantılar çok beğendim :) Kendisini buradan tebrik ediyorum.

İçkiler güzel, servis elemanlarının duruşu hoş. Çok abartı bir samimiyet yok ancak soğuk bir duruş da sergilenmemekte. Dark room ile ilgili bir bölüm hariç tabi, buna aşağıda değineceğim.

Lavabosu da mekan gibi küçük, tek seferde tek kişi girebiliyor. Önünde oturan sevimli teyzeye gösterdiği özen ve saygıdan dolayı teşekkür ediyoruz, bahşiş bırakmayı unutmayın. Sohbet de edebilirsiniz fırsat olursa :)

Gelelim dark room’a, nam-ı diğer karanlık oda. Küçük, çok az loş bir aydınlatmaya sahip, içerisi havasız ve ten kokusuna ter kokusu karışmış. İnsanların yaptıkları şeylerin sınırları biraz fazla, oral sexe kadar gittiğine (hem de bolca ve hemen her köşede) şahit oldum. Belli aralıklarla garson geliyor ve içeriyi daha fazla aydınlatacak lambayı yakıyor, odanın biraz boşaltılmasını istiyor. Bunun nedeni çok havasız ve insanların sınırları zorlayıcı davranış biçimleri olabilir diye düşünebilirsiniz. Ya da içki satışı azalan yönetimin bunu arttırmak üzere insanları dürtmesi de :)

Gidin görün, eğlenin, sınırlarınızı zorlayın.

2 Temmuz 2011 Cumartesi

ihsan hala


Daha önce görüğüm ama Hürriyet'te haber olunca dikkate değer bir haber hakkında kısaca yazmak istedim bugün. Buraya tıkladığınızda göreceksiniz İhsan Hala'nın hikayesini. 

Bu ülkede demek ki biraz mantıklı düşününce bir fark olmadığını görmek, anlayabilmek, kabullenebilmek mümkün olabiliyormuş. Üstelik bunu Anadolu'nun bir köyünde görünce insan daha da mutlu oluyor. İstanbul'un göbeğinde, Şişli'de polisin ceza kestiği, mechul cinayetlere kurban giden insanların-eşcinsellerin - travesti/transseksüellerin haberlerini okuyup karamsarlığa bulanan bizler için bir nefes alma durumu gibiydi İhsan Hala.

Umarız bu köylülerin özeleştiri örneğini bütün Türkiye göz önüne alır ve herkes bir an olsun düşünür. Farkımız sadece yatak odamız.

Teşekkürler İhsan Hala ve Kayışlar Köyü...
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...