11 Aralık 2011 Pazar

Ayrılık artık zor gelmiyor…



Şimdi burada duygusu bol, anlatması kolay, yazması uzun uzadıya devrik cümlelerle upuzzuuuunnnn bir yazı paylaşabilirdim sizinle. Ancak ne ben öyle yazsam roman olur kıvamında anlatınca gözleri kocaman açtıracak bir hayat yaşadım, ne de o eski benliğimle bu paylaşımların içinde hissediyorum kendimi.

Ayrılık artık zor gelmiyor işte. Sevdim mi, evet hem de çok. Ama harcadıkça kazandıran bir kalbe sahip olmadığım ve karşımdakileri bu basit pazarlama teknikleriyle oyalayamayacağım için yaşandı bitti kaygısızca…

Yalnız işin ilginç tarafı hatırı sayılır derecedeki ilk sevgilim iki erkek elinin bir şarap kadehini tuttuğu, çok beğendiğim bir fotoğraf hediye etmişti. Duvarımda aylarca, kıyıda köşede yıllarca kaldıktan sonra kendisini çöpte buldu.

Hatırı cidden çok daha fazla sayılır eski :) sevgilim kocaman bir tabloyu benim duvarıma armağan etmişti. Güzeldi… Bir-iki yıl duvarımı süsledikten sonra benden onda bir şey kalmadığını öğrendiğimde başkasına hediye edilerek gözden kayboldu o da.

Ve şimdi bu yeni eski sevgilim yetenekli bir ressamdı. Bir tablo çizmişti ve o tablo ben bu yazıyı yazarken yanında kağıdın üzerinde İstanbul mizanseni ile beni izliyor. Duvarıma henüz asılmadı ama bir haftadır yatarken ve kalkarken gözlerimin önünde. Buna da kıymak gerekir mi?

Ayrılık artık zor gelmiyor… Resimler beni harap ediyor…

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...