9 Mayıs 2013 Perşembe

Neler oluyor? (2)



“Bu haftaki gündemimiz şok baskınlardan ibaret.” diye başladığım yazının ilk bölümüne şuradan göz atabilirsiniz.

İkinci bir haber daha gördük bu hafta “haber” gazeteleri/websitelerinde:


Yukarıdaki başlığa tıkladığınızda Habertürk’ten Mustafa Şekeroğlu’nun “haberine” ulaşabilirsiniz. Nedense yine herkes şoklar içinde!

Mustafa Şekercioğlu’na da benzer bir soruyu sormadan edemiyorum: Sizi şoke eden şey nedir; erkek erkeğe ilişki mi, yoksa sinemada yapılan cinsel ilişki mi? Konu üstünde biraz “düşünerek” esasında çok da fazla şoke olacak bir şey olmadığını anlayabilirsiniz.

Seks içerikli filmlerin oynatıldığı sinemalara kimlerin gittiğini düşünüyorsunuz? Oradaki içerikte sanatsal bazı öğeler arayan entelektüellerin ya da hoşça vakit geçirmek üzere komple bir ailenin çay salonu niyetine ziyaret ettikleri bir mekan türü imajı taşıdığını hayal edemiyorum.

Ayrıca bu tür sinemalarda cinsel bazı aktivitelerin olması da nedense bana pek şaşırtıcı gelmedi. İnsanoğlunun doğasına biraz bakarsanız seks dürtülerinin ne kadar güçlü olduğunu kavrayabilirsiniz. Seks içeriği barındıran bu mekanlarda da içeriğin realiteye dönüşmesi de neredeyse kaçınılmaz. Bunu keşfedebilmek için size Freud okumanızı tavsiye ederdim ama yapmayacağınıza emin olduğum için çok uzaklara gitmeden sadece kendi benliğinizle yüzleşmenizin yeterli olacağını zannediyorum.

Geriye şoke edici tek bir seçenek kalıyor ki o da “haberdeki” tabirle “gay ilişki” yaşamak. Artık bu konuda çok da fazla yorum yazmak istemiyorum çünkü işin özünün çok doğal olduğunu ifade etmeye çalışmaktan yoruldum. Ama yine de kısaca tarif etmek gerekirse; bu ilişki biçimi de normaldir, doğuştan gelen bir özelliktir, hastalık değildir-bulaşmaz, sizin varlığınıza zarar vermez.

Esasında at gözlüklerini çıkarıp biraz yol açarsanız en az sizinkiler kadar muhteşem birliktelikler yaşayabilirler. Sizin haberlerinizle “tukaka” yaptığınızdan ya da tek bir modele indirgediğinizden daha fazlasıdır ve ne yaparsanız yapın insanın doğasından gelen bir şey olduğu için varlığını sürdürmeye devam edecektir.

Habere şu etiketleri koyma nedenlerinizi de bize açıklarsanız sevinirim: “Önemli, Korkunç, Rezalet, İnanılmaz, İbretlik, Tuhaf, Düşündürücü, Üzücü”. Keşke sadece “düşündürücü” olanı koyup üzerine bir miktar düşünmeyi deneseymişsiniz.

Diğer yazıyla aynı NOT: Bizim burada sorguladığımız asıl konu, eşcinsel ilişkilerin “tukaka” olarak gösterilmesi ve eşcinsellerin ötekileştirilmeleridir. Tecavüz, çocuk pornosu gibi konulara olumlu anlamlar yüklemeye çalışmıyor, biz de bu konulara karşı çıkıyoruz. Bu yazıya ya da başka yazılara bu tip yorumlar/yanıtlar yazmayınız.

NOT 2: Haberlere yapılan yorumların bazıları gerçekten bilinçli. Bazıları ise sadece açmış ağzını, yummuş gözünü. Bizim bakış açımızı, yaşadıklarımızı, hissettiklerimizi merak bile etmiyor. Çok yazık!

NOT 3: Konu ile ilgili diğer bir bakış açısı için Murat Renay’ın şuradaki yazısına göz atabilirsiniz.

5 yorum:

  1. Murat Renay'ı da okudum ve bu haberlerin kasıtlı olarak yapıldığı ve topluma işte eşcinselleri görün, bilin, bunlar böyle böyleler demek isteniyor. Bir kamuoyu oluşturma çalışması var :/ sanırım diyorum. Çok mu komplocu oldum yoksa ben!!

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. kesinlikle katılıyorum kaan zamanında örtü için aynı yöntemi izlediler ondan önce daha farklı konularda bunları işlediler sustuk bekledik bize karşı çevirdiler şimdi de uyanık olmalı fırsat vermemeliyiz

      Sil
    2. Aklımıza gelenler başımıza gelmesin de! Komplocu etiketine razıyım ben.

      Sil
  2. karının soyadında meymelet yok, sinema haberi mi yapmış?

    YanıtlaSil

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...