9 Temmuz 2013 Salı

Nerdesin aşkım?


Zaman hızlıca akıp gidiyor, değil mi? Son yazıdan bu yana yaklaşık bir ay geçmiş. Bu bir ayda ülkemizde o kadar çok şey oldu, vicdanlarımız o kadar çok acıdı ki yazacak bir sürü şey olmasına rağmen susmayı tercih ettim/ettik.

Bu ay bütün o acımasızlığına rağmen var olmayı da her zamankinden daha da fazla istediğimiz bir zaman dilimiydi. Önce 23 Haziran’da 4. Trans Onur Yürüyüşü’nü, ardından da 30 Haziran’da 21. LGBT Onur Yürüyüşü’nü yaptık. Koca bir hafta boyunca da Onur Haftası etkinlikleri yapıldı ama ben yalnızca ve üzülerek 30 Haziran’daki yürüyüşte bulunabildim.

Gezi olaylarıyla başlayan silsilede en çok sesini duyurması gereken kesimden olan biz, eş-dost-akrabalarımızı da alarak (yaklaşık 30 bin kişi olduğu söylendi haberlerde) Taksim’den Tünel’e bütün İstiklal Caddesi’ni gökkuşağı renkleriyle donattık. Ve bu inanılmaz bir hissi. Utanmadan, çekinmeden, herkes kadar ve herkes gibi özgürce varlığını haykırabilmek muhteşem bir duyguydu. Ben biraz üzüldüm gerçi, bir sevgilimin olmayışına; bütün cadde boyunca elini tutamayışıma. Ama beni sevindiren şey şu ki bunu yapanlar vardı (İbretle izledim J)

Bu arada son bir aydır yaşananları göz önüne aldığımızda, olaysız, gaz bombalarının atılmadığı ve TOMA’ların su sıkmadığı ender günlerden birini yaşadığımızı da söylemek gerek.

Kısaca yürüyüşü anlatmaya çalıştığım bu yazıyı okuyan herkesi gelecek yıl, yine haziran sonunda yapılacak yürüyüş(ler)e bekliyoruz.


#direnayol

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...