29 Eylül 2013 Pazar

Öpüşmek güzel şey…


İlk kez biriyle öpüştüğümde 21 yaşındaydım ve o gün ilk kez bir gaybara gitmiştim. Gay barı nasıl keşfettiğim tamamıyla ayrı bir hikaye ki onu buradan açık açık anlatmak istemiyorum. O gece öylece birine bakarken birden yanımda bitivermiş ve bir selam bile vermeden, adımı bile öğrenmeden beni öpmeye başlamıştı. Birkaç saatlik uzun uzun öpüşmenin ardından selamlaşmış ve tanışmıştık. Bana sorarsanız rüya gibiydi. :)

Yıllar sonra, elini tutmak istediğim biri ile İstiklal’de onca insanın arasında, sohbetimizin arasına küçük küçük öpüşmelerin serpiştiğini fark etmiştik. Bu açıdan bakınca bu öpücükleri birçok kişiden daha sonra fark ettiğimiz de aşikardı. Biraz ürpermiş biraz da mutlu olmuştum. Gülümsemelerle bir kez daha öpmüştüm. Bana kalırsa biraz cesurcaydı ama tarifi mümkün değildi. Daha sonraları o çevrede birkaç kez daha öpüştüğüm, el ele yürüdüğüm oldu. Korkmadan, çekinmeden.

İşte tüm bunları benim gibi birileri daha rahat yapabilsin diye geçtiğimiz hafta, İtalya’dan bir protesto haberi geldi. Beş Yıldız Hareketi politikacıları birden kalkıp hemcinsleri ile öpüştüler.

Bu haber de benim için en az yukarıda bahsettiklerim kadar inanılmaz ve muhteşemdi. Anlaşılabilmemiz için karşımızdakilerin eşcinsel vs olması ya da bu tip bir çevresinin bulunması gerekmediği gerçeğini de sezdim.

“Bu protesto ülkemizde olsaydı…” diye bir yorum yapamayacağım. Melih Gökçek’in atacağı twitler aklıma geliyor maalesef. Hele ki metroda yapılan anonstan sonra.

Sonuç olarak öpüşmek güzel şey… Cinsiyetini önemsemeden o enerjinin tadını çıkarın. Bunu hoş karşılamasalar bile… :)



15 Eylül 2013 Pazar

#direngrindr! #yasakneayol!

Geçtiğimiz hafta akıllı telefonundan “acaba kimler var?” diye şöyle bir bakınmak isteyenler, programında hata ile karşılaştılar. Ben kullanmadığım için tam bilemiyorum ama sanırım site ziyaretinde o bilindik erişim engellemesi açıklaması yer alıyormuş.

Nedeni, “fuhuşa aracılık etmek”miş! Sanırım Gezi olaylarından hiçbir ders çıkarmayan devlet adamlarımız, “ben yaptım, oldu?” mantığında kaldıkları yerden devam ediyorlar.

TDK’nın (artık siyasi yönetime göre anlamlarla oynanabilen) sözlüğüne göre fuhuş, “İçinde bulunulan toplumun kurallarına uymayan bir biçimde bir veya birkaç kişiyle para karşılığında cinsel ilişkide bulunma.” şeklinde açıklanmış. Hadi beraber irdeleyelim:

“İçinde bulunulan toplumun kurallarına uymayan bir biçimde…” yaptığımız şey nedir? Erkek erkeğe ilişkiye girmek mi? Çok enteresan! Benim kiminle seks yapacağıma toplum mu karar verecek? Ya da bu toplumun LGBTT bireyleri anlamaması için devlet bütün kaynaklarını kullanacak mı? Ne yazık ki siz bu ülkeyi yönetesiniz diye ben de vergi ödüyorum ve hatta para elime geçmeden vergi diye size gidiyor. Sicil kaydıma geçen hiçbir suç kaydım da yok. Ben bu kadar uslu bir vatandaşken, siz neden beni/bizi yok saymaya devam ediyorsunuz anlayamıyorum. Üstelik doğuştan gelen özelliklerimden dolayı!

…bir veya birkaç kişiyle…” :) bazen farklı şeyleri denemek güzel olabiliyor. Ama içimden kısaca “sana ne?” demek geliyor.
 
 “…para karşılığında cinsel ilişkide bulunma.” Şimdi grindr’ı para karşılığı sex satışı yapılan bir yer olarak lanse etmek de ne ola ki? Yoktur demiyorum ama bu cüzi bir kesimin yaptığı bir şey. Ayrıca bu cüzi kesim toplumun her kesiminde var! Buna engel olamazsınız maalesef. Üstelik kişilerin para karşılığı sex nedenlerinin altında yatan şeyleri araştırmanızda fayda görüyorum. Yasaklamakla olacak iş değil.

Yani eğer engellemekle oluyorsa buyrunuz clubları, sokakları, hatta interneti ve telefonları komple yasaklayınız. Çünkü bunların hepsi "fuhuşa aracılık" ediyor. Bence düğün-dernek olayını da komple kaldırabiliriz; bırakınız erkek-erkeğe olaylarını, kızlı erkekli eğlenip sonra bir araya gelerek akla hayale sığmayacak şeyler yapabiliyorlar :)

Neyse... Hal böyle ki telefonunuza indireceğini basit bir uygulama ile bu yasağın da üstesinden gelebiliyorsunuz. iPhone’da Onavo Protect, Android’de Hotspot Shield uygulamaları ile yasaklı sitelere-uygulamalara devam edebiliyorsunuz.

Bırakalım devlet at gözlükleriyle yaşamaya devam etsin. Biz de hayatımıza…

8 Eylül 2013 Pazar

Anadolu Yakası’nın friendly mekanı: Cafe Rea


Bazen İstanbul’da bile bir date mekanı bulmakta zorlandığımız oluyor. Öyle ki gay mekanların hemen hepsi Taksim çevresinde konuşlanmış durumda. Özellikle Anadolu Yakası için mekan sıkıntısı daha da fazla. Bu haliyle Anadolu’nun diğer kentlerinden bir farkı yok.

İstanbul’a ilk geldiğim zamanlarda, Kadıköy’de bir kafeye gitmişliğim var ancak nedendir bilmiyorum, ikinci kez gitmek istediğimde mekanın kapalı olduğunu görmüştüm. Lezbiyen bir çiftin işlettiği bu kafenin yerinde yeller esmesi beni üzmüştü.

Bu aralar diğer mekanlara göre daha rahat vakit geçirebildiğim bir kafeye ulaşmış durumdayım: Cafe Rea. Yanlış anlaşılmasın, açık açık eşcinsel mekan değil, ama biraz daha kendiniz gibi hissedebileceğiniz bir yer.


Kadıköy’de. Şifa Hastanesi’nin önünden düz çıkarken, eski görünümlü bir köşk var. Onun köşesinden dönüp dümdüz ilerlediğinizde sağ tarafta görebilirsiniz. Açık adresini “Bahariye Caddesi Hacı Şükrü Sokak No:28/A Kadıköy” diye kopyalayıp yapıştırabilirim sizin için :)


Yazları klasik bir Kadıköy sokağının iki tarafındaki masalarında, kışın da hoş dekorasyonlu mekanın içinde vakit geçirmek keyifli olacaktır. Mevsim itibariyle henüz içeride zaman geçirmedim ama kış geldiğinde bizzat görmediğim ama bahsini duyduğum şömine önünde sıcak şarabımı yudumlamak istiyorum.

Daha ayrıntılı yorumlar için şuraya ve buraya bakabilirsiniz.


İyi eğlenceler :)
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...