29 Aralık 2013 Pazar

Yeni yıla aşkla girmeye hazır mısın?


Zamanın saniye saniye ondan sıfıra geri sayımının yapıldığı o gece, 2008 yılına henüz girmişken arkadaşlarıyla içmiş, dans etmiş, kendinden geçmişti. Bütün yıl sıraladığı umutlarını unutup gitmişti. Küçük bir tuvalet molası için barın lavabosuna girdiğinde, o uzun sırayı görünce poflamıştı.

İki sıra vardı. Birinin sonunda kendisi, diğerinin sonunda o vardı. Sıra hakkındaki hayal kırıklığını görünce gülümsemiş ve adını sormuştu.

“Okan” dedi. “Anlayışlı manasında” diye devam etti.

“Ben de Bora. Memnun oldum.”

Gülümsedi. O kısacık sohbet devam ederken yeni yılın ilk sürprizinin o olduğunu düşündü. Tuvalet sırası Bora’ya geldiğinde, girmeden önce eğildi ve beklemeye devam eden Okan’ın kulağına fısıldadı: “Barın önündeyim”.

Yıllar yıllar önce bir yılbaşı gecesi böyle tanışmışlar işte sevgili dostlar. Sonra o koca yılın her anını birlikte geçirmeye çalışmış, Bir yıl beraber yaşamışlar. Sonrasını sormayın :)


Şimdi yıllardan 2014’e girerken aklımda bu kısa hikaye, gönlümde ve dilimde hepimiz için iyi dileklerle yazmak istedim bu postu. Gülümsemenin, sağlığın, huzurun ve aşkın yeni yılda hepimizi bulması ümidiyle herkese güzel sürprizlerin bolca var olduğu bir yıl diliyorum.  :)


Unutmadan!

Bu arada boş durmadım ve belki siz de kendi hikayelerinizi yazmak istersiniz diye bir şeyler ayarladım. Love Dance Point’in yılbaşı gecesi partisi için 2 kişiye çift kişilik ücretsiz giriş hakkı veriyorum. Bana nicksmorty@gmail.com adresinden mail atmanız yeterli! Belli mi olur, belki sıra sizindir…



10 Aralık 2013 Salı

Dolandırılmayın!


Hemen hemen hepimiz, zaman zaman PlanetRomeo.com adresinde zamanımızı geçirir, izdivaç programlarını aratmayacak nitelikte taliplerimizle yazışır, görüşürüz. Günlerden bir gün yine böyle bir gezinti içindeyken bir profil dikkatimi çekti: DOLANDIRILMAYIN!

Olabildiğine fazla insana ulaşmak isteyen bu arkadaşımızla, daha fazla insana ulaşabilmesi ve siz değerli blogger takipçilerimi bu konuda bilgilendirebilmek için söyleşi yaptık. Hem de Romeo üzerinden.

Ayrıca eklemek isterim ki bence konu önemli; lütfen burada anlatılanları aklınızda bulundurunuz.

Bu profilin amacı aslında belli: İnsanları uyarma niteliği taşıyor. Neden böyle bir profil açma gereği hissettin?

Öncelikle ilgilendiğin için teşekkür ederim.

Evet, tek amacım insanları uyarmak. İki yıldır mümkün olduğu kadar çok insana ulaşmaya çalışıyorum. Kendim de mağdur olduğum için başka insanların zarar görmesini istemiyorum.

Peki, yaşadıklarını paylaşmak ister misin?

Kasım 2011 de bu site üzerinden birisi ile tanıştım. Daha önce ciddi bir beraberliğim olmadığı için Tanrı beni mutlu etmesi için bir melek gönderdi sandım. Her şey o kadar güzeldi ki.

Profilde yazdığım gibi, her anlamda ideal bir sevgiliymiş gibi davranıyordu. Beraber eve çıkacaktık ve mutlu bir hayatımız olacaktı.

Beni kendine iyice bağladıktan sonra parasının blokede olduğunu bir iki gün içinde geri vereceğini söyleyerek benden para aldı.

Maddi durumu iyi olduğu için ve beni sevdiğini sandığım için " neden paramı çalsın ki" diye düşündüm. Bir tuzağa sürüklendiğim aklımın ucundan bile geçmemişti.

Sonra birden ortadan kayboldu. Ulaşamaz oldum. Daha sonra yine bu sitede başkalarının profillerinde de aynı kişi tarafından dolandırıldıklarını yazdıklarını gördüm. Şikayette bulundum. Dava açıldı ama delil yetersizliğinden beraat etti.

Sahip olduğu her şeyi insanlardan çaldığı paralarla kazanıyor. O zevk içinde yaşarken mağdur ettiği insanlar sıkıntı içinde yaşıyor. Bunu hazmedemiyorum. Ben kendimi maddi manevi toparladım ama hala başkalarına da aynı şeyi yapmaya devam etmesine katlanamıyorum. Nefes aldığım sürece yaptıklarının cezasını çekmesi için her şeyi yaparım...

Böyle bir durumda sanırım kendi isteğinle verdiğin için parayı, mahkemeler bu konuda bir şey yapamıyor. Tanışmanızın üzerinden ne kadar süre sonra para durumu ortaya çıktı? Özel olmazsa o süreçte neler yaşadınız?

Dolandırılmak zaten kendi isteğinle verdiğin ama kandırıldığını fark etmediğin durumdur. Zorla alsa o zaten gasp olur, hırsızlık olur. Savcılığın bir şey yapmamasının tek sebebi olayın mağdurları gay olduğu içindir.

Aynı yöntemle dolandırıcılık yapan kadın/erkek çok kısa süre içinde yakalanabiliyor. Ama taraflar gay olunca sayın savcılar için ciddiyet arz etmiyor. Daha önce hiç ifadesi bile alınmadan kapatılan şikayetler var. Gereğini yapmayan savcılıkları HSYK (Hakimler Savcılar Yüksek Kurulu)’na şikayet ettim.

Tanıştıktan sonra birkaç hafta içinde para istemeye başladı. Çok özel şeyler yaşamadık. Eve çıktığımız zaman yaşayacaktık. Ama diğer kurbanları ile güven sağlamak, kendine bağlamak, ilgisini çekmek amacıyla her şeyi yaşamış.

Yine özel değilse, senden ve öğrendiğin kadarıyla diğerlerinden aldığı para miktarı nedir?

Benim kaybım, verdiğim paranın büyük bölümü çektiğim kredi olduğu için, ödediğim faiz avukat masrafları dahil 30 bini buldu. Küçük paralar verenler de var ama ben 75 bin vereni de duydum. Özellikle bir tanesi 50 bin kaptırmış ve çok büyük sıkıntı çekmiş. Bu insanları dinlerken gerçekten ağladım. Kendimi unuttum onlara üzülmekten.

Sürekli bunu yaptığı için mağdur sayısı oldukça fazla. Bana ulaşan 20-25 kişi sadece.

Ailen, yakınların durumu biliyor mu? Tepkileri ne oldu?

İlk başta aileme söyleyemedim. Gay olduğumu biliyorlar ama böyle bir şey yaşadığımı bilmelerini istemedim. Kısa zamanda çözerim sandım. Çözemediğimi anlayınca her şeyi anlattım. Çok şükür anlayışlı bir ailem var ve bana her konuda destek oluyorlar.

Peki, sence insanlar ne yapmalı?

Öncelikle mümkün olduğu kadar menfaat peşindeki insanları daha iyi analiz etsinler. Keşke baştan bazı şeyleri görebilsek…

Sadece bu olay için değil genel anlamda her ortamda haklarını aramayı bilsinler.
Ben büyük bir aptallık yaptım ve bedelini çok ağır ödedim. Bana bunu yapan kişinin de yaptıklarının bedelini ödemesi için elimden geleni yaparım. Ben kapıyı açık unuttuysam hırsız masum değildir.

LGBTT üzerine sivil toplum örgütlerimiz var. KaosGL, Lambdaİstanbul gibi. Bu kurumlarla irtibata geçtin mi? Sence onlar bu konuda hak arayanlara destek olabilir mi?

Açıkçası iletişim kurmadım. Tanıdığın ve ilgileneceğini düşündüğün biri varsa gidip görüşmek isterim.

Doğrudan tanıdığım biri yok maalesef. Ama sanırım onlarla görüşürsen faydası olabilir. 
İlgin için teşekkür ediyorum. Umarım bu tip örnekleri bir daha yaşamayız.



NOT: Eğer söyleşiyi yaptığım arkadaşa ulaşmak isterseniz Romeo’daki profili DOLANDIRILMAYIN üzerinden mesaj atabilirsiniz.

1 Aralık 2013 Pazar

Biz aynıyız...

Eşcinsel olmak, özellikle bizimki gibi bu konuya önyargılı toplumlarda büyük dramlara sahne olabiliyor değil mi?

Gasp, darp, öldürme gibi acı olaylar bir tarafa bir de şantajlara ve dolandırıcılıklara maruz kaldık/kalıyoruz. Sorsak, soruştursak bahsi bile geçmeden kapanıp giden o kadar çok konu bulabiliriz ki yaşadıklarımıza kimler inanır bilemiyorum.

Peki, bu yaşananların tamamı için kim suçlu?

Devlet mi? En büyük suçlulardan. Yok saymak yaptıkları en güzel şey. Bir devlet olarak sen benim yaşantımı belli kurallara, hak ve cezalara bağlıyorsan eğer; tıpkı heteroseksüeller gibi benim hayatımı birleştirmek istediğim kişiyle “haklarımı” paylaşabilmeme de olanak tanıman gerekiyor. Sorunsuz dönemlerinde diğerleri gibi sana çok da ihtiyacı olmayan biz eşcinsellerin belli dönemlerini olumsuz etkileyen durumlarda en azından çabalayabilmemiz için bize yol açman gerekiyor. Homofobik suçlara sanki biz baştan hak etmişiz edasıyla yaklaşmak yerine, yasaların öngördüğü şekilde ve adilane yaklaşman gerekiyor. Bir vatandaş olarak homofobik argümanlarla bizi daha da ötekileştirip suç işlemeye yatkın insanları yüreklendirmek yerine, en doğal güvenlik hakkımızı hiç olmazsa herkese olduğu gibi bize de vermen gerekiyor. Nihayetinde biz devletin bizimle mücadele etmek yerine, bize de diğerleriyle aynı değeri vermesini bekliyoruz.

Toplum mu? Bu konuda da her zaman söylediğim ve söylemeye devam edeceğim sözler var. Unutmayın. Biz de gülüyoruz, üzülüyoruz, aşık oluyoruz, dua ediyoruz, inanıyoruz, eğleniyoruz, sevişiyoruz, çalışıyoruz… Sizinle aynı şeyler işte. Bizim farkımız mahremiyetimizi hemcinsimizle paylaşmamız. Bu da yalnızca beni/bizi ilgilendirir. Sizin bu konuda kabullenemediğiniz şey nedir?


Yalnız sizden farklı olarak biz, LGBTT olduğumuz için öldürülüyoruz, dövülüyoruz, hor görülüyoruz, aşağılanıyoruz, gasp ediliyoruz, şantaja maruz kalıyoruz, dolandırılıyoruz. Ve bunları yapanlar, sırf cinsel yönelimlerimizden dolayı kendilerini haklı görüyorlar, bizim sessiz kalacağımızı sanıyorlar. Ses çıkarsak da hak ettiğimiz yanıtları bulamayacağımızı düşünüyorlar. Ve arkadaşlarımız, ailelerimiz, akrabalarımız, komşularımız… Bizim çevremizdeki herkes… Genel bir tabirle siz toplum, bu konuda en az devlet kadar suçlusunuz. Sizden farklı olmadığımızı bilmenizi ve bu tip konularda bize destek olmanızı bekliyoruz.

Bizler mi? Evet, bizim de kendi içimizde hatalı olduğumuz ya da hataya sürüklendiğimiz konular var. Biz birbirimize güven vermiyoruz, destek olmuyoruz. Küçük gruplar halinde var olmak yerine, gereken durumlarda bir bütün olarak sesimizi çıkartmıyoruz.

Neyden korkuyoruz? Devletten mi, toplumdan mı, kendimizden mi? Çoğumuz aşık bile olamazken, bırakın olmayı bu güce inanmazken devlet-toplum bize ne yapsın? Yalnız yaşamaya mahkum değiliz, hiçbirimiz.

Bu yazıyı okuyan LGBTT’lerden de şuradaki yazıyı okumalarını istiyorum. Umarım faydası dokunur.


Ön yargılardan uzak, hoşgörü içinde… Kalın sağlıcakla…
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...