19 Ocak 2014 Pazar

Gay lokeline de bekleriz: Pinokyo Cafe&Bar


Sizler için yaptığım mekan gezmelerine devam ediyorum :) Şimdi size işletmecilerinin cafe&bar olarak adlandırdığı bana göre ise daha çok pavyon havasını andıran Pinokyo’dan bahsedeceğim (bunu bir olumsuzlama olarak değil, eğlence çeşitliliği olarak lanse etmeyi doğru buluyorum).

Nasıl gidildiğini tam olarak hatırlamadığım için adresi vermekle yetiniyorum: Katip Çelebi Mh. Büyük Parmakkapı Sk. No:26 Kat:1 Beyoğlu - Taksim / İstanbul. Ama Taksim’den İstiklal Caddesi’ne girdiğinizde mekanın olduğu sokağı bulmanız zor olmayacaktır.

Binanın girişinden bir kat yukarıya çıkarken merdivenlerde etkinlik duyurularını görmeye başlıyorsunuz. Sonra kapıyı açıp içeriye adım attığınızda zevkinize göre eğlence ya da işkence sizi bekliyor. Kafanızda canlanabilmesi için özet olarak aşağıdaki videoyu (gay versiyon şeklinde) izlemenizi tavsiye ediyorum :)


Pinokyo’nun gördüğüm kadarıyla en önemli özelliği canlı müzik. Yanlış hatırlamıyorsam hergün canlı müzik yapıyorlar. İnternete göre bazı akşamlarda istek geceleri vs olabiliyormuş. Canlı derken karaoke stili diye düşünmenizde fayda var çünkü solistin arkasında bir orkestra yok. Solistimiz önündeki laptoptan şarkıyı seçiyor ve müziğin üzerine canlı olarak söylüyor. Teknolojinin nimetlerinden faydalanmak güzel şey bence. 



Ancak keşke o teknoloji nimetlerini ses sistemini kurarken de kullansalarmış diye iç geçirmedim değil. Özellikle çalınan-söylenen bazı şarkıların bazı yerleri ses sisteminden dolayı o kadar rahatsız edici bir hal alıyor ki insan suratını buruşturmak zorunda kalabiliyor. O nedenle özellikle hoparlörlere yakın yerlerde oturmamanızı tavsiye ederim.

Gelenler çoğunlukla feminen ergenler ve onların takipçileri. İçeride bolca feminen ergen çığlığı ve kahkahası duymanız olası. Ayrıca tshirtün göbek kısmını yukarıya kıvırıp yapılan danslar da cabası. 

İç dekor size “vay” nidasını attıracak nitelikte değil. Gelişigüzel dağıtılmış ve bazılarının ne alaka diye orda durduğu belli olmayan bir havası var. Mekandaki masa düzeni de çok rahat değil açıkçası. Yüksek sehpaların etrafına konulmuş bar taburelerinde oturuyor olmak bazılarımız için ayakta dikilmekten daha yorucu olabiliyor. İçki fiyatları normal düzeyde, üzerinden zaman geçtiği için net hatırlamıyor olsam da 50lik bira 15 TL tutarındaydı sanırım. Yanlışım varsa düzeltin lütfen. Servis konusu ise gerçekten tartışmalı.

Yukarıdaki son paragrafta bazı bölümleri hızlıca geçtiğimin farkındayım ancak aşağıda yaşadığım olayı sizere aktarırken o bölümleri açıklayacağım:

Mekan Kuralları dersi! 

Öncelikle mekanda iki servis görevlisi vardı. Adını sonradan öğrendiğim Ersin, kibar, olumlu ve yardımsever. Diğer arkadaşın adını bilmiyorum ancak kendisinin tavırları sanki gelen kişiler müşteri değil de ona muhtaç olan birileriymiş gibiydi. Lakin biri kendisine açıklasın, özellikle İstanbul’da böyle bir durum yok. Beğenmezsem çıkar başka bir mekana giderim (keza öyle yaptık).

Rahat olmayan tabureleri daha rahat bar sandalyeleri ile değiştirdik diye yanımıza gelen bu arkadaş, anlam verilemeyen bir sebepten dolayı (mekanın kuralı böyleymiş) bizi uyardı ve sandalyeleri değiştirmemizi söyledi. Barmen (sanırım oranın yöneticisi) öyle istemiş’miş. Kural böyleymiş. 10 dk sonra kalkarken barmene gittim ve sordum, kendisinin bunu isteyip istemediğini. Kendisinin söylemediğini ancak mekan kuralının böyle olduğunu söyledi. Çıkarken de tehditvari bir sesleniş ve bakışla karşılaşmadık değil.

Anlayacağınız servis, bunun ötesinde müşteriye yaklaşım (Ersin hariç) berbat!

Sonuç olarak bu olayın ardından gittiğim Sugar&Spice’ta gördüğüm dekor, dinlediğim müzik ve aldığım servis Pinokyo’ya bin bastı. İyi eğlenceler.


Bu arada değişik etkinlikleri var mekanın. Geçenlerde erkek güzeli yarışması yapmışlar. Bu olaylardan haberdar olmak isterseniz, Pinokyo'nun Facebook grubu için buraya tıklayabilirsiniz.

12 yorum:

  1. Gaydostu mekanların Vedat Milor'u yazmışsa bi bildii vardır:)

    YanıtlaSil
  2. Bloğumu niye takip etmiyosun tırtılım yaw, a-a! Gel sen gel kelebenk yapçaam seni:))

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. İlk yorumdaki iltifat için teşekkürler :)
      Blogunu takibe aldım bile, gözümden kaçmış, kusura bakma. Kelebek olmaya hazırım :p

      Sil
    2. Bir de başlık gay "lokaline" olması gerekmiyor muydu ?

      Sil
    3. Sanırım Yalan Dünya'yı izleyip Zerrin karakterine dikkat edersen (lokele de bekleriz aaaaabeeeyyy :)) başlıkta hata olmadığı konusunda fikir birliğine varabiliriz :)

      Sil
    4. Ahaha izlemediğim ortaya çıktı böylece:)))

      Sil
  3. Merhaba!
    Bloğunuzu Pinokyo Cafe&Bar ekibi olarak keyifle okuduk. Olumlu - olumsuz tüm düşünceleriniz bizi mutlu etti ki dışarıdan gören bir göze her zaman ihtiyaç vardır. Bu nedenle de ayrıca teşekkür ederiz tüm ekip olarak. Sizi rahatsız eden hadise için ise; sizi ağırlamamıza izin verirseniz düzeltmek isteriz. Bu arada daha rahat olsun diye koltuklu kısımda ağırlamaktan keyif duyarız ;)

    Tekrar teşekkürler !

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bu yaklaşım bile olumsuz izlenimleri düzeltmek için yeterli. Ancak sandalyelerin yeri yerine müşteriye yaklaşımın bir işletme kuralı olarak belirlenmesi daha güzel olacaktır, nacizane fikrim. İlerleyen zamanlarda uğrarım tekrar. Davetiniz için teşekkürler.

      Sil
  4. ay lgbt işletmelerin kişisel ve aslında kendilerini kasmaktan başka birşeye yaramayan kaprisleri ne olacak ayol?

    minik detaylar hayat kurtarır bebişler, şu garip takıntılarınızı 1.sınıf bloglara düşmeden önce gidermeye baksanız ne olur sanki? Ardından eleştirileri bertaraf etmek için tekrar davet etmeler şunlar bunlar...

    Samimi olarak yazılmış olan eleştiriler karşısında mekanlara aldığım tutumu kolay kolay değiştiremiyorum malesef. Yıllar önce bi yere gittim, berbattı. Sonra ciyak ciyak linç kampanyaları şunlar bunlar...

    Neyse, bi ara belki uğrarım ben de, elit blogma taşırım izlenimlerimi...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ankara'da yaşadığım zamanlarda tekel mekan zihniyeti vardı (sanırım bu aralar aşılmış bi miktar). El mahkum herkes oraya gider, "misafir" umduğunu değil misali önüne konulanı kabullenirdi. Hiç sevmezdim bu yönünü Ankara'nın. Ama İstanbul böyle değil işte :) Bir de işin içine 1. sınıf elit bloglar (göğsüm kabarsın mı? :)) girince işler iyice değişiyor.

      Gay mekanların çokluğu ve çeşitliliğini elbette istiyoruz. Ancak bunun müşteri memnuniyeti seviyesinin yüksek tutularak yapılması şart. Yazdığım yazılarda buna özen göstermeye çalıştım. Elbette bazı yorumlarım kişisel zevklerimi barındırıyor olabilir lakin eleştirilerimin bazılarının zevkten öte şeyleri kapsamasına özen göstermeye çalışıyorum. Umarım işe yarıyordur.

      Seni ve elit blogunu ilgiyle takip ediyoruz xCoach, saygılarımızla :)

      Sil
  5. Küçük küçücük şehrimden bir İstanbul macerası için kaçtığımda, geceyi beklerken; ben de uğramıştım. Tercih nedenim cafe bar olması ve geceye hazırlıktı.Bir(icik)Tırtıl az bile yazmış diyebilirim. Arkadaşımla beraber 3 şarkı dinledik. Erken saatte gittiğimizden prova yaptığını zannediyorduk ki, yıllar sonra buradan öğrendiğime göre "esSAH performansmış" :) Arabesk tandanslı Türkçe pop-fantaZi seviyor ve ergen lubunyalardan hoşlanıyorsanız, tam size göre. (2 yıl önce gitmiştim)

    Can

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Yorumun için teşekkürler Can :) Bu küçük nüanslarla mekanların bi tık daha "iyi" olabilmesi için faydamız oluyorsa ne mutlu. Küçük küçücük şehrinden bir başka İstanbul macereası için daha kaçar ve tekrar uğrarsan, yine yorumlarını burada görmek isteriz :)

      Sil

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...