4 Mart 2014 Salı

Behind the Candelabra (Şamdanın Ardında)

Sevgili blogger arkadaşım Lubunik’in paylaşımından sonra (etkilenmemek için henüz yazını okumadım ama bu posttan sonra okuyacağım, söz :)) Behind the Candelabra filmini izlemiş durumdayım.

Film bir zamanların Amerika’sının starlarından olan Liberace ve onun 5 yıl süren ilişkisini anlatıyor. Oyuncular ilginç: Michael Douglas –ki kendisini Temel İçgüdü filminin ateşli sahnelerinden az çok biliriz ve Matt Damon. Heteroseksüel olduğunu bildiğimiz(!) bu aktörlerin filmdeki bazı sahneleri (aşırı olmasa da) gerçekten enteresan. Douglas'ın oyunculuğuna söylenecek laf yok. 

Gelelim filme… Açıkçası aşk hikayesi beklentisiyle oturuyorsanız öyle “muhteşemmm” bir aşk hikayesi bulabileceğinizi zannetmiyorum. Hikaye oldukça yavan. Zengin-yaşlı-ünlü adamın, genç-atletik-fakir oğlanı evine kapatması olarak özetleyebilirim kolayca. 

Tabi sen ünlü oyuncuları al, otur encinsel içerikli aşk hikayesi çek, paralar-emekler harca. Sonra blogger’ın bir tanesi çıksın senin filmini tek cümleyle özetlesin. Olacak iş değil! 

Ama maalesef oluyor. Bir filmi hakkıyla yapmayacaksan hiç yapma ki sana da, parana da, zamanına da, emeğine de yazık olmasın. Her ne kadar bu yorumda öyle gözükmese de her türlü emeğe saygımız var elbette (kafa karışık :o)

Millet olarak arabesk bir yapımız olduğundan mıdır bilmiyorum, yukarıdaki yorumları yazarken hiç sıkılmadım. Çünkü bize göre bir filmde-dizide olması gereken bazı önemli nüanslar vardır. Bu filme bakınca entrika? Yok! Acı? Yok! Aşk? Var ama pek belli değil? Aldatma? O da pek belli değil! Damardan anlatılmamış yani.

Peki, filmi bir sanat filmi olarak değerlendirirsek ne olur?

Açıkçası bu açıdan da pek bir sonuca ulaşamadım ben. Bir sosyal mesaj olsun, film teknikleri ile insanı şaşırtmak olsun, müzikleri olsun ya da ne bileyim görselliğin estetik kullanımı olsun pek bir şey bulamadım. 

Filmin bence en hoş tarafı kostümleri ve dekoru. Öyle şatafat meraklısı biri olmasam da kostümlere özen gösterildiği düşüncesine sahibim.

En nihayetinde emeğe saygı göstermekle beraber, canınız sıkılıyorsa/yapacak bir iş bulamıyorsanız, oturun izleyin derim. Oyuncuları ve kostüm-dekoru dışında pek dikkate değer bulamadım.

İzlerken Zeki Müren’i yad edebilmeniz dileklerimle :)

İyi seyirler…


NOT: Bu yorumu nasıl yazdım farkında değilim. Filmde benim dikkatimi çekmeyen durumlar varsa, yorumlarınızı beklerim :)

2 yorum:

  1. Filmi izlemene sevindim.Film de Liberace'nin hosuna giden tipleri uzaktan kapma senaryosunun otesinde bir sey yok;evet.Bu arada Lubunik yerine korkukolik.blogspot.com olarak devam ediyorum herkesin bilgisine

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Evet, lubunik artık korkukolik oldu. Takip ediniz efendim

      Sil

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...