8 Mart 2014 Cumartesi

ENKA Mutfağı kimle yarışıyor?

Ne enteresan bir ülke oldu burası. “Patron” işi gücü bırakmış tv kanallarını, gazeteleri takip ediyor. Kendisini “üzecek” bir haber-yayın oldu mu direkt tepeden aramalarla müdahale ediyor ve bırakınız o yayının ertesi gün yalanlanmasını, çalışanların işine son veriliyor. Soruları yanıtlamaya kendisi çıkıyor, karşısında 4-5 tane kendine “gazeteci” diyen tipler el-pençe divan, sorulması gereken onlarca-yüzlerce soruyu pas geçiyor. “Patron” da yetinmiyor ve “bu ülkeyi facebook’a, youtube’a yedirmeyiz” deyip kapatıveririz edasıyla rahat rahat konuşuyor. Ne ala!

Bu baskının bir de öbür tarafta kendi kendine sansürleme boyutu var tabi. Literatürdeki adı oto-sansür.

Sonra da çıkıp demokrasiden, özgürlüklerden ve kimsenin yaşam biçimine karışılmadığından bahsediliyor. Resmen daha evvel acımayla karışık güldüğümüz Arap ülkelerine döndük, farkında mıyız bilemiyorum.

Bu genel havada Xfactor-Star Işığı isimli yarışmada, belki daha önce internetten tanıdığınız ENKA Mutfağı boy gösteriyor. Yıllarca Zeki Müren’i dinletmiş, Huysuz Virjin’in bel altı esprilerini yayınlamış, Bülent Ersoy’a ev sahipliği yapmış olan medya; kendi küçük grubunu bir yarışma programına taşıyan ENKA’yı olabildiğine oto-sansür malzemesi yapıyor.

Kanal D programı yayınlarken, bütün yarışmacıları yakın plan çekiyor, performansları uzun uzadıya gösteriyor. Lakin ENKA sahneye çıktığında uzak çekimler başlıyor. Sürekli jüri-seyirciler-rakipler gösteriliyor. Sahnede yapılan dansları bile doğru düzgün izleyemiyorsunuz ve neler olup bittiğini anlayamıyorsunuz. Üstelik o performans öyle kesilip biçiliyor ki size sadece seyircilerin ve jürinin eğlencesini izlemek kalıyor. Siz onların neden bu kadar eğlendiklerini anlamaya çalışırken sonraki yarışmacı anons ediliyor.

Sonra izleyici olarak sormadan edemiyorsunuz: 

ENKA’nın bu sansürle karşılaşmasının nedeni mor saçlı-yüksek topuklu-janjanlı kıyafetli gay üyesi mi? Gay olduğu açık açık belli olan birini yarışmaya alıp bu kadarını bile yayınladığınız için şükretmeli miyiz? Cinsel kimliği sizi ilgilendirmez ama bu kadar belli olursa başınıza bela mı olur? Bu homofobik yaklaşımınızı neye borçluyuz?

Daha bundan birkaç hafta önce aynı grubun gazetesi Radikal’de #4saat diye “sansüre hayır” kampanyası başlatanlar sizler değil misiniz?

Allah aşkına ENKA kimlerle yarışıyor? Yarışmadaki rakipleriyle mi, yoksa sizin saçma sansürünüzle mi?

Bu sorulara yanıt vermenizi bekliyoruz. Hem yöneticilerinizden, hem program yapımcılarınızdan hem de yarısının ne olduğunu çok iyi bildiğimiz jürilerinizden?

NOT: “ne olduğu” derken kötü bir niteleme yapmıyoruz, kedi kediyi tanır lafını hatırlatıyoruz.


7 yorum:

  1. Yılların duayen sanatçısı Seyfi Dursunoğlu'na bile ekranları yasaklatıp, evinde oturmaya mahkum eden bir zihniyetten;
    Enka Mutfağı' nı yarışmaya kabul etmesi dahi beni şaşırtmıştı ama bu şekilde kesip biçerek yayınlaması nedense! şaşırtmadı..!!
    Zaten olayın nedeni belli...
    " Bakın biz insanların özgürlüklerine karışmıyoruz, Farklı kimliklere karşı değiliz"
    edasında bir görünümle, halkın gözünü boyamaya çalışmak..
    Peki biz bunu yedik mi..?
    Yemedik..!!

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Elbette yemedik Lena. Yorumun için teşekkürler

      Sil
  2. Videoyu gerçekten kırpa kırpa abuk subuk bir şeye dönüştürmüşler. Enka hakkındaki düşüncem şu: Homofobik değilim, gayet saygıda duyuyorum. Fakat Enka'nın feminen tarzından dolayı çok hoşuma gitmiyor. Üstelik ülkemizde bir ton cahil insan varken böyle bir insanın halkın önünde eşcinselleri yada LGBT'yi temsil etmesini doğru bulmuyorum. Nedeni homofobik birisi için gerçekten iğrenilebilecek bir tip. Şöyle açıklayayım. Enka'nın yüksek reyting alan bir televizyon şovunda yer almasının ( yani televizyon şovuna kabul edilmesinin ) tesadüf olduğunu düşünmüyorum. Durum şöyleki burada bir dolap dönüyor bence. Enka'nın feminen tarzı benim yada başka bir LGBT bireyinin çok fazla tepkisini çekmez. Kendini bu şekilde ifade ediyor deyip geçebiliriz. Fakat Enka'nın homofobik toplum üzerinde bırakacağı etkiyi düşünecek olursak yangına körükle gitmek gibi bir şey bu. Homofobik bir insanın düşüncelerini net bir şekilde tahmin edebiliyorum. Ki bu televizyon şovunda homofobiklere yapılan açık bir kışkırtma bence. Dikkat ettiyseniz Enka'nın ahım şahım çok üstün bir performasa sahip olmamasına rağmen. Bütün jüri üyelerinden hiç bir kusur bulumnadan tam puan alarak geçmesi normal mi sizce? Üstelik jüri üyelerinin yorumlarının sahte olduğu çok açık. Hani sen buraya çıktın bize gelen talimata göre bizim seni bir yere kadar yükseltmemiz gerekiyo (ki daha çok göze batasın) dermişcesine geçiştirerek evet diyorlar. Uzun lafın kısası; LGBT bireylerinin bir araya gelerek örgütlenmesini hoş karşılamayan devletimiz, bize karşıt olarak dağınık olarak yaşayan homofobik toplumu medya yoluyla kışkırtarak onlarında bize karşı örgütlenmesini sağlama çabasıdır. İleride bir gün ne kadar yaklaştığımızı tahmin edemiyorum. Rusya'daki gibi LGBT bireylerine siddet uygulayan ve bunun karşısında haklarında hiç bir resmi işlem yapılmayan homofobik örgütlerin yakında da Türkiye'de ortaya çıkacağı kanısındayım...

    Konuyla tam bir alakası yok ama düşüncelerimi belirtmek istedim sadece :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Söylediklerinde kendince haklı olabilirsin sevgili GayPembe fakat birçoğuna katılmadığımı ifade etmek zorundayım. Öncelikle yarışmada kimse LGBT'leri temsil etmiyor. Enka'nın da böyle bir derdinin olduğunu sanmıyorum. Ama elbette ki eşcinsel bir profil çizdiği apaçık. LGBT'leri sadece o prototipte düşüneceklerse bırak düşünsünler çünkü bu o sığ zihniyetin problemi olur. Dibindeki hiç düşünmediği kişinin eşcinsel olduğunu öğrendiğinde belki kafasına dank eder.

      Enka'nın ahım şahım performansının olmadığına katılıyorum. Yukarıdaki post bu konuyu içermediği için ekleme gereği hissetmemiştim.

      Homofobikleri örgütleştirmek! Bu kadar kötümser olmaman gerekiyor canım. O malların akılları bu kadarına yetmez. Emin ol :)

      Bir de sanırım Harvey Milk'in hayatını anlatan filmi izleme zamanın gelmiş.

      Sil
    2. Ayrıca bu uuzzzuuunnnnn ve güzel yorumun için teşekkürler :)

      Sil
    3. Öneri için teşekkür ederim en kısa zamanda izliceeem :D Ni demek canım sen yaz ben yorum atarım ^_^

      Sil
  3. Nick, "bu" asla sığ zihniyetin problemi olmaz. Sığ zihniyet, çevresindekilerin problemidir. Zaten "bırak düşünsünler" dediğiniz için bu haldeyiz. Düşünme eylemini beyniyle ölçüp biçemeyen insanlara bu hakkı tanıdğımız için, şimdi onlar kimseye herhangi bir hak tanımıyorlar. Düşündükleri için.

    YanıtlaSil

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...