27 Mayıs 2014 Salı

Amsterdam: Tatil & gay-life


Amsterdam… Dillere destan bir şehir olduğu aşikar. Önceden uyarmalıyım ki gidip gördüğünüzde, oradaki “özgürlükleri” tattığınızda, İstanbul/Türkiye hakkında farklı düşünmeye başlayabilirsiniz. Dikkatli olun :)

Birkaç ay oldu ama ben ancak oturup yazmaya başlayabildim. Kısa bazı notlarla başlayalım:

  • Amsterdam’a kışın gitmenizi pek tavsiye etmiyorum. Bahar ya da sonbahar ayları bence gayet makul. Denizsiz bir yaz tatili geçirmek umrunuzda değilse; durmayın, devam edin.
  • Müzeler anlamında oldukça bereketli şehirlerden biri Amsterdam. Eğer müze merakınız varsa (benim yok) fazlasıyla tatmin olacaksınız. Amsterdamcard bu açıdan işinize yarayabilir. Heineken Experience’ı pas geçmeyin derim.
  • Konaklama anlamında birçok seçenek mevcut. Booking.com’un yanı sıra ebab.com, misterbnb.com gibi gaylere yönelik konaklama alternatifleri barındıran sitelerden de faydalanabilirsiniz(bu da başka bir post konusu esasında). Kalabalık bir grup olacaksanız ya da yabancılarla beraber kalmakta sakınca görmüyorsanız hostel (yatakhanede bir yatak) seçenekleri de gayet makul fiyatlarda.
  • Şehirde toplu taşımayı sanırım (tabi kaldığınız yere de bağlı ama) yalnızca havaalanına gidiş-gelişte kullanacaksınız. Onun dışında her yerde göreceğiniz bisikletlerle şehri turlamanızı tavsiye ederim. Gitmek istediğiniz yer biraz uzaksa yine bisikleti tercih edebilirsiniz.
  • Gitmişken bence çekinmeyin, coffe-shoplara uğrayın ve marijuana deneyin. Sınırını bilmek kaydıyla oldukça keyifli.
  • Eğlence hayatı sizin için önemliyse İstanbul’da olduğu gibi, cuma ve cumartesi geceleri yoğun. Bu nedenle #kendimenot: gelecek sefere perşembeden pazartesiye şeklinde planla tatilini :)
  • Biletinizi en azından 3-4 ay önceden (daha önce alırsanız fiyat daha çok düşer) alırsanız fiyat daha uygun olacaktır. Kampanyalı dönemler de bu açıdan faydalı.

Kanal gezintisi gibi yapılabilecek şeyler/görülebilecek yerler hakkındaki detaylı bilgilere diğer site ve bloglardan ulaşabilirsiniz. Nihayetinde gay blogu olduğumuz için o konuya gelmek isterim.

Şehre vardığınızda mutlaka bir gay-map edinin lütfen (Gittiğiniz herhangi bir mekanda bulabilirsiniz). Bu hem görmek istediğiniz mekanları seçmeniz hem de gidişiniz açısından oldukça kolaylaştırıcı olacaktır. Kaybolursanız sokaklarda gezerken karşılaşacağınız gökkuşağı bayraklarının oralarda ne var ne yok bir göz atın derim :)

Açıkçası çok fazla cafe-bar göremedim ben. Gittiğimiz bir pub’ın da ismini hatırlayamıyorum maalesef. Biraz plansız kaldığımız için mekan mekan koşturamadım ancak gayet çeşitli seçenekler mevcut Amsterdam’da. Seçenekleri şuradan da kontrol edebilirsiniz.

Gittiğim yerleri yazmak gerekirse;



Church Club: Sanki bütün bir barın dark-room niteliğinde olduğunu düşünün lütfen. Asma ve bodrum katlarında neler olduğunu yazmaya dilim varmaz. Cuma-cumartesileri gece boyu ve genele hitap eden konsept (naked party, underwear party gibi) partileri varken, diğer günler daha fetiş partilere yer veriliyor. Programı kontrol edip gitmenizde fayda var yoksa (ben gibi) küçük dilinizi yutacağınız, alışık olmadığınız pornografik görüntülere şahit olabilirsiniz. Akşam 8:00 gece 1:00 arasında olan bu partilerden birine denk geldim. Eğlenemedim ancak hayatım boyunca da unutamayacağım, belgesel niteliğindeki şeyleri izledim. :s Partilerin ayrıntıları için web-sitelerini şuradan ziyaret edebilirsiniz.



Thermos Sauna: 50 yılı aşkın süredir hizmet veren mekanın girişinde jakuzi, sauna, havuz, buhar odası, duşlar ve bar kısmı var.  Üst katlara çıktıkça (4 katlı) ortam biraz daha kararıyor ve loş ışıklar altında sigara odası, porno odası gibi yerlerin yanı sıra onlarca kabin var. Burası için prezervatifleri ücretsiz olarak bardan alabildiğinizi hatırlatmakta fayda var. Sabaha kadar açık olsa da hafta sonları daha canlı ve kalabalık olduğunu söyleyebilirim. Hijyen açısından ne çok şahane, ne de berbat denilebilecek durumda. Ama terliklerinizi yanınızda götürmeniz bu konuda daha rahat olmanızı sağlayacaktır. Web siteleri burada



Nieuwezijds Sauna: Burası henüz birkaç aylık bir mekan. Termos’a göre oldukça yeni ve orası gibi katlı bir yapısı yok. Terliklerinizi yine yanınızda götürmenizi tavsiye ederim. Burası da daha çok haftasonları yoğunlaşan bir yer. Jakuzi, buhar odası, sauna, bar, sigara odası ve kabinler burada da mevcut. Kondom ve kayganlaştırıcıları ise kabinlerin olduğu bölümlere sağa sola iliştirilmiş aparatlardan alabilirsiniz.

Buhar odasının ortamının şahane olduğunu eklemem gerekecek :) Web-siteleri burada.


Saunalarda ağırlık sizin-bizim gibi turistler ve orta yaş üzeri Hollandalılar’dan oluşuyor.Tabi bu durum haftasonları biraz daha geniş bir yelpazeye yayılıyor. Her iki yerde de orta boy bir dolap ve havlu veriliyor. Havlu temizliği ile ilgili sıkıntı yaşamadım açıkçası. Dolabın anahtarını mümkünse ayak bileğinize takın, kaybolması durumunda ceza olarak bilmem kaç euro ödemenizi isteyebilirler. Ücretleri yaşınıza ve gittiğiniz güne göre 10-18 € arasında değişiyor.

Benim görebildiğim yerler bu kadar. Club Rogue, Tatoo gibi birkaç mekan hakkında bilgim oldu ancak haftaiçi olması nedeniyle gidemedim. Sanırım sırf bu nedenle birkaç yıla kadar tekrar bir Amsterdam turu beni bekler.

Amsterdam ve Avrupa’daki diğer şehirler hakkında gay-guide şeklinde bir kaynak arıyorsanız patroc.com ya da nighttours.com sitelerinden faydalanabilirsiniz.

İyi eğlenceler.
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...