2 Ağustos 2014 Cumartesi

The Normal Heart

Bildiğiniz üzere zaman zaman konuk yazarlarımızla blog içeriğini çeşitlendirmeye ve benim sıkıcı anlatımımdan kurtarmaya çalışıyorum. Yakın arkadaşım izlediği filmi hem benim hem de sizler için yorumladı. Filmi fark etmemi sağladığı yetmezmiş gibi aşağıdaki yorumunu da bizimle paylaştığı için Ginger lakaplı arkadaşıma çok çok teşekkürler.


Bir Savaşı Kazanmak İçin Bir Savaş Başlatmalısın: 
The Normal Heart

Türkiye'de sadece televizyon için yapılan filmlerine pek alışkın olduğumuz söylenemez. Özellikle "birbirini normal bir kalple" seven iki adamın hikayesini asla tv kanallarımızda bir dizi olarak bile göremeyeceğiz. Hatırlarsınız bundan bir kaç yıl önce denemesi yapılmış ve sadece iki yetişkin erkek aynı yataktan kalkıyor diye tv kanalına büyük bir ceza kesilmişti.

Fakat Batı’daki durum takdir edersiniz ki böyle değil. Larry Kramer'in The Normal Heart'ı kitap olarak basıldıktan sonra önce tiyatroya uyarlandı, ardından da HBO kanalında American Horror Story, Nip Tuck ve Glee dizilerinin yönetmeni Ryan Murphy sayesinde bir TV filmine dönüştü. Üstüne üstlük bu sene düzenlenecek Emmy Ödül Törenleri'ne de 16 dalda adaylıkla damgasını vurdu.

Film 1981 yılında AIDS'in salgın olarak yayıldığı dönemden başlıyor. Önce onlarca, sonra yüzlerce ve ne yazık ki günümüze kadar milyonlarca kalbi beraberinde götüren AIDS, hikayenin başrolünde.

Ned Weeks de (Mark Ruffalo) bir şekilde AIDS virüsü kapmış olma endişesiyle muayene için Dr. Emma Brookner'a (Julia Roberts) başvurur. Çocuk felci yüzünden tekerlekli sandalyeye mahkum olan Brookner belki biraz da geçmişindeki ölümcül hastalığın kalıntıları yüzünden Ned Weeks'den bu virüsün duyulması ve gerekli önlemlerin alınması için yardım ister. Weeks, başta bu konuda çekimser kalsa da çevresindeki yakın arkadaşlarının tek tek AIDS'e yakalanıp ölmesi sonucu bir kampanya başlatmaya karar verir.

Görünümü yüzünden pek kendine güveni olmadığını düşünen Weeks New York Times gazetesinde yardımına başvurduğu yakışıklı ve karizmatik Felix Turner (Matt Bomer) ile sürpriz bir geçmişi olduğunu öğrendikten sonra olaylar, aşk, ölüm, korku, kızgınlık, kaderine terk edilmişlik eksenleri etrafında dönmeye başlar.

Bu arada bazen hak arama konusunda suçsuzken suçlu duruma düşüp kendine ve çevresindekilere de zararı dokunmaya başlayan kahramanımız bir el üstünde tutulup bir yerden yere vurulmasının da ani iniş çıkışlarını yaşayacaktır.

The Normal Heart'ı izlemeye başladığım andan itibaren çok etkilendiğimi söylemeliyim. İki saat boyunca sizi duygudan duyguya, düşünceden düşünceye sürükleyen bir gerçek hikaye söz konusu. Göz göre göre ölen binlerce kişi için üst makamlardan kimsenin kılını kıpırdatmaması sonucu oluşan, Amerikan Hükümeti'nin eşcinselleri öldürmek için böyle bir virüs yaymaya çalıştığı fikri; bir yandan etraftan yükselen homofobik çığlıklar ve ardı arkasına kesilmeyen ölümler sizi de bu kaosun ortasına sürüklüyor. Film içerisinde o kadar çok etkili sahne var ki her biri başlı başına ayrı birer film daha yaratabilecek türde.

Modellik yapan, dünyanın gözü üstünüzde birisiyken siyah bir çöp poşetine sarılı bu dünyadan sessiz sedasız ayrılabilirsiniz. Hayattaki tesadüfleri ve şansları görmezden gelip sevdiğiniz kişiyi çok geç bulmuş da olabilirsiniz. Ya da tanıştığınız birisi sonunda bu illet virüs yüzünden ölecek diye aşktan elinizi ayağınızı da çekebilir yalnızlığa gömülebilirsiniz. İşte Normal Heart'da başroldeki AIDS, filmdeki karakterlerle birlikte sizi de düşünceden düşünceye savuruyor. Buna rağmen bazen aşk teması da başrolü sık sık çalabiliyor.

Kadro olarak çok iyi bir performans görebilmeniz de filmi ayrı bir güzel kılıyor. Oyuncuları arasında Hollywood'da şimdiye kadar gay kimliğini açıklamış birçok tanınmış yıldızdan tutun Oscar ödüllü bir çok başarılı isim de The Normal Heart'a şimdiye kadarki en iyi rollerini sunmuşlar.

Ned Weeks karakterinin üstesinden başarıyla gelen Mark Ruffalo, gerektiğinde eşcinseller için onlardan daha fazla savaş veren idealist ama soğuk ve sert Dr. Emma Brookner rolünde Julia Roberts ve daha önce Grinin 50 Tonu filminin başrolünde oynaması için adına kampanyalar düzenlenen, filmin sonuna doğru tanımakta zorlanacağınız harika bir performansla Felix Turner rolünde Matt Bomer. Keza bu isimler şimdiden Emmy Ödülleri'nde en güçlü adaylar olarak gösteriliyorlar.

The Big Bang Theory'den Jim Persons, usta aktörler Joe Mantello ve Alfred Molina da diğer yardımcı dalda adaylar arasında. Yönetmen koltuğundaki Ryan Murphy ve yapımcılar arasındaki Brad Pitt'in de varlığını sayarsam sanırım nasıl güçlü bir işle karşı karşıya olduğunuzu izleyince siz de göreceksiniz.

Daha önce yine HBO tarafından TV filmi olarak uyarlanan ve ödüllere boğulan Angels In America'dan sonra yine uzun süre konuşulacağı tahmin edilen film hikayesiyle bir miktar da Milk filmini hatırlatsa da onu Milk'den ayıran en büyük özellik AIDS'in tehlikeli acımasızlığı.


Sonuç olarak kalp kalptir ve bu paylaşılan kalbin bir ucu erkekte bir ucu kadında da olsa veya her iki ucunu aynı cinsten eller de tutuyor olsa bu normaldir. Önemli olan gerçekten sevdiğiniz kişinin yanında ne şartlarda olursa olsun ayakta dimdik kalabilmenizdir. Bu film size en başta bunu gösterecek. Sonrasında da bilinen bir gerçek olan ama görmezden gelinen onlarca şeyi.

8 yorum:

  1. pHénnY nyE KonNuq eDmyøŕSnn .s.s

    (neden acaba?)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bildiğim kadarıyla senin kendine ait bir blogun var ama yine de isterim diyorsan yaz bakalım bi şeyler :)

      Sil
  2. izleyeceğim filmler arasında idi kendisi, hatta bugün izleyeyim bari ;)

    YanıtlaSil
  3. Her eşcinselin izlemesi gereken bir film.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Arttırıyorum: herkesin izlemesi gereken bir film :)

      Sil
  4. Bu yazı sayesinde dün akşam arkadaşımla izleme fırsatım oldu. Sağlık konusunda fazla takıntılı biri olarak,ki olmamak anormal bence, bu filmi ve dallas Buyers Club'ı herkesin izlemesi gerektiğini düşünüyorum. Film cidden güzel olmuş, bizleri bu filmden haberdar ettiğin için teşekkürler :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Asıl teşekkür beni de haberdar eden Tuncy'ye gitsin :)

      Sil

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...