1 Kasım 2014 Cumartesi

“Çünkü Tanrı Hepimizi Seviyor”

Gzone Ekim sayısında çıkan yazımın tamamını şimdi bloga ekliyorum. Yorumlarınızı bekliyorum :)


Geçtiğimiz Eylül ayı, gay camiası açısından oldukça hareketliydi. Sonbahar havaları gibi ılık ılık esen rüzgarla keyiflendik çoğunlukla; bazen de çıkan fırtınalarda homofobik söylemlerle mücadele ettik.

Şu an ikincisini okuduğunuz Gzone, tartışmaların içinde ve nihayetinde bizlere ulaştı. Ellerinize sağlık. Heyecanla okuduk; okumaya da devam edeceğiz. Belki bundan on yıl sonra, saçlarım iyice aklaşıp “silver daddy” olduğumda, bu sayıları okuyup “ahhh mazi” temasındaki hayıflanmalarımı sıralayacağımı söylemeden geçemem.

İstanbear Festival’in de Sonbahar ayağı gerçekleşti. Hamam partileriyle olsun, club eğlenceleri ile olsun yine her türlü gönülleri fethettiklerini özellikle söylemem gerek. Bir sonraki festivali heyecanla bekliyoruz.

Eylül ayının en önemli olaylarından bir diğeri de Lady Gaga’nın sansasyonel İstanbul ziyareti ve konseriydi. Deli dolu şarkıları ve danslarının arasında gökkuşağı bayraklarının dalgalanmasını da izledik. Zaten pride havasında geçen konserde, Gaga ‘şimdi ne yapacak?’ diye hayranlıkla beklerken öyle laflar etti ki, yıllardır beklediğimiz desteği görebilmenin huzuruyla, benliklerimizin yanı sıra çığlıklarımızı da özgür bıraktık.

"Dünyayı dolaştım. İnanın gay olmak çok zor. Ne olduğunuzdan utanmayın ve kendinizle gurur duyun. Çünkü Tanrı hepimizi seviyor"

O henüz Türkiye’ye adım bile atmamışken, onu ahlaksızlıkla suçlayanlar “kültürümüz”e saygı duymasını salık vermişti bile. Sanki kültürümüzde hiç hoşgörüden bahsedilmiyormuş gibi… Yeni-popüler ahlak bekçimiz, olanca hıncıyla sosyal medya üzerinden kinini sağa sola dağıttı. Sanırız unuttuğu şey, eşcinselliğin değil; sevgi kadar nefretin de bulaşıcı olduğuydu. Gaga haliyle hiçbirini umursamadı. Bir gün önce sahnede çıplak kalarak kostümünü değiştiren evrensel gay ikonumuz, ertesi gün İstanbul sokaklarında başını kapatıp gezdi.

Ahlak bekçilerinin parmakları ise, “İşte bundan bahsediyoruz” nidalarıyla Gaga hayranı eşcinselleri gösteriyordu. Çevremizden gördüğümüz kadarıyla klasik Türkiye ayrışmasından farklı olarak bu kez, kendini laik-çağdaş-özgürlükçü addeden kişilerden de homofobik söylemler duymaktı. Onlar da –sanki bir lütufmuş gibi- kimsenin gayliklerine karışmadıklarını, ama konserde görülenlerin ve bekçilerimizin hedef gösterdiklerinin “normal” olmadığı fikirlerini dillendirdiler. Sorulan “kime göre, neye göre” soruları elbette yanıtsız kaldı.

İşte tam bu sıralarda okuduk “İstanbul'da ilk eşcinsel evlilik” haberini. Biz de şahit olduk Ekin ve Emrullah’ın evliliklerine. Aşkla dolu ömürler diliyoruz. Bir yastıkta kocasınlar.

Senin çocukların kadar değerliyiz biz de!

Söyledikleri, yazdıkları ve paylaştıkları ile tam olarak ne yaptığını anlayamadık Niran Ünsal’ın. Yargılamak haddimize değil ancak bir şeyler söylemeden önce nerelerden geldiğimize bakmamız gerek. İnsanlar değişir elbette, bazen iyi ve bazen de kötüye doğru. Ancak fütursuzca üretilen söylemlerden doğacak nefret suçlarına maruz kalabileceklerin yaşadıkları değişmez. Kayıtlara geçen hiçbir olay olmasa dahi, duygusal boyutta yaşanan şiddetin zararları da hafife alınacak cinsten değil.

Senin çocukların kadar değerliyiz biz de. Babasının söyledikleri üzerine intihar edecek kadar çaresiz kalan Okyanus da, ailesi tarafından katledilen Ahmet de, Roşin de değerliydi en az onlar kadar. Sevgi, seninki kadar LGBT çocuklar için de önemli. Kin aşılayan söylemlerdense, sevgiyle kucaklayan öğütlerini ve hatta şarkılarını bekliyoruz.

Ayrıca Lady Gaga konseriyle de bir kez daha gördük ki “star” olabilmenin en önemli yolu LGBT’lerce beğenilmekten geçiyor. Destek veren söylemleri üretmeden yıldız olan örnekler de elbette olabilir. Sanırım bunun nedeni de yeniliğe açık olan, farklı düşünebilen ve hissedebilen LGBT’ler… Bunun bilimsel bir kanıtını sunamıyoruz maalesef ancak dünyada ve ülkemizde birçok örneğini görebilirsin.

Bütün bunlar olmasa dahi, biz seni muhteşem sesin ve harika şarkılarınla hatırlamak istiyoruz. Çünkü gelen her şey “Haktan”… Ve bizler de sevda büyüsü, nazlı bir çiçek, bir orman kuytusu  “Firuze” gibi acele etmeden, sevgiyi bekler dururuz.


nick smorty

6 yorum:

  1. LGBT'ler feminen ve maskulen hatların harmanlandığı bir kısım olduğu için cidden bizim beğendiğimiz tutuluyor :D

    YanıtlaSil
  2. Evet Exodya, keşke bununla ilgili bir araştırma yapılsa, değil mi? :)

    YanıtlaSil
  3. Aynen öyle, Niran da kendini sevmeyi öğrendikten sonra insanlıkla barışabilecek

    YanıtlaSil
  4. Aynen lgbt'ler de birer insan, lgbt'ler de değerdi. Üstüne ben ortalama bir insandan daha değerli olduklarını düşünüyorum..

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Her insan değerlidir Can; LGBT'lere hakları olan değerin verilmesini istiyoruz sadece :)

      Sil

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...