14 Aralık 2014 Pazar

Ferzan Özpetek (2): Cahil Periler

Aylar önce açılmış bir Ferzan Özpetek dosyamız vardı. Hamam filmi ile başlamıştık. Aradan geçen uzun zaman sonrasında Cahil Periler’i (Le Fate Ignoranti) tekrardan izleyebildim ve şimdi de sizler için bloglayabiliyorum.

Öncelikle filmin isminin Belçikalı ressam Rene Magritte'in Cahil Peri tablosundan geldiğini söylemek gerek. İzledikten sonra filmin adını tekrar düşünmeden edemedim. Her birimiz, birbirimizden o kadar habersiz, birbirimizin hislerine-düşüncelerine o kadar cahil kalıyoruz ve o kadar bencilce hareket ediyoruz ki; öteki yaşamlara dönüp baktığımızda şaşırmadan edemiyoruz. 

Sanırım öteki yaşamlar arasında en çok yabancılık duyulan ya da en çok bencilce yaklaşılan bizimkisi: LGBT'ler. Belki de filmin ana karakteri Antonia gibi, izleyen herkesin bu hayatları farketmesini istemiş olacak ki Ferzan Özpetek, daha önceki filmleri Hamam ve Harem Suare’ye kıyasla eşcinselliği daha ön planda tutmuş bu filmde. Konusunu alıntılayarak özetlemek gerekirse;

“Antonia ve Massimo, Roma yakınlarındaki bir sayfiyede normal hayat süren 15 yıllık evli bir çifttir. Massimo bir araba kazası sonucu hayatını kaybeder. Antonia'nın annesi Massimo'nun ofisindeki eşyaları toparlar ve Antonia'nın evine getirir. Ofisten gelen bir tablo Antonia'ya kocasının hayattayken onu aldattığını düşündürür ve bunu araştırmaya başlar. Öğrendikleri bir anda hayatını değiştirir.” (Vikipedia.com)

2001 yapımı olan bu film İtalyan başrol oyuncuları Margherita Buy (Antonia), Stefano Accorsi (Michele)’nin yanı sıra Serra Yılmaz ve Koray Candemir’i de kadrosunda bulunduruyor.  Ayrıca bilmenizi isterim ki Cahil Periler, yıllar yıllar önce-ilk izlediğim zamanlarda En güzel gay filmlerinden biri seçilmişti dünya çapında. 

Filmin görüntüleri de, diyalogları da oldukça sade yapıya sahip. Ancak içerdiği küçük küçük kesitlerle verdiği alt metinlerde kendinize birçok soru sorabilirsiniz. Film daha başlarken Yasemin Sannino’nun sessinden duyacağınız ve tek cümlelik söze sahip şarkı bile kafanızı kurcalayabilir: “Beklemeden, birdenbire yağmur yağar”. Yağmurun sizin için bereket mi yoksa felaket mi olacağı size kalmış.

Esasında film hakkında bazı bilgiler toplamak için internette gezinirken; bir saattir burada yapmaya çalıştığım şeyi birisinin bir paragrafta ne de güzel anlattığını itiraf etmem gerek. Biraz kıskanmadım değil.  O nedenle sözümü burada noktalıyor ve o paragrafı alıntılayarak kolaya kaçıyorum.

Bazen yaşam göründüğünden çok farklıdır. Sırlar taşır içinde. İnsanın hayatını alt üst edebilecek, kurduğu o muhteşem düzeni bir anda gün yüzüne çıkarabilecek tek bir şey yeter böyle durumlarda. Ölüm çoğu zaman sırlarınla gömülmek değildir aslında, ölüm o sırların başkalarının eline geçip belki de onlarda hayat bulmasıdır. Er ya da geç öğrendiğin o muhteşem sırra sahip çıkmak, saygı duymak ve dahil olmak. Ve aşkın her zaman bir kadın ile erkek arasında olmadığına derinden ama saygıyla tanık olunmasına neden olan Ferzan Özpetek filmidir.” (uludagsozluk.com)


Soğuk kış günlerinde içinizi ısıtması dileklerime :) iyi seyirler.

2 yorum:

  1. Hııı güzele benziyor. Yağmur cümlesini de beğendim.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bi iizle bakalım Exodya :) Sonra tekrar yorum alalım :)

      Sil

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...